Page 41 - Azerbaycan'dan Masallar
P. 41
‒ Benim, annenizim yavrularım, açın kapıyı!
Şengülüm, Şüngülüm, Mengülüm o anda sesinden anlamışlar ki kapıyı
döven anneleri değil kurtmuş. Kurt onlara tuzak kurmuş. Kurt ne kadar
yalvardıysa da kapıyı açmamışlar. Kurt kapıyı kırmak istemiş, bir de bak-
mış ki keçi geliyor. Kaçıp kuytu bir yere girmiş. Orada gizlenerek keçinin
kapıyı nasıl açtığını görmek istemiş.
O sırada Keçi gelip kapıya vurarak:
‒ Şengülüm, Şüngülüm, Mengülüm!
Açın kapıyı, ben geldim!
Ağzımda su getirdim,
Döşümde süt getirdim,
Boynuzumda ot getirdim.
Şengülüm, Şüngülüm, Mengülüm oynaya oynaya gelip kapıyı açmış-
lar. Keçi içeri girmiş. Her zamanki gibi onlara su, ot, süt vermiş. Oradan
buradan biraz sohbet etmişler. Yavruları kapının vurulduğunu söylemişler.
Keçi telaşla:
‒ O, hain kurttur. Şimdi size kurttan haber getiririm, diyerek yavrula-
rının yanaklarından öpüp gitmiş.
Keçinin konuşmalarını kurt öğrenmiş. Kovuktan çıkıp biraz gözlemiş.
Sonra yavaş yavaş gelip kapıyı tekrar dövmeye başlamış. Çebiçler oynaya
*
oynaya kapının önüne gelip sormuşlar:
‒ Kimdir o?
Kurt sesini keçinin sesine benzeterek şöyle demiş:
‒ Şengülüm, Şüngülüm, Mengülüm!
Açın kapıyı, ben geldim!
Ağzımda su getirdim,
Döşümde süt getirdim,
Boynuzumda ot getirdim.
Yavrular öyle bilirlermiş ki bunları çağıran anneleridir. Hemen kapıyı
açmışlar. Kurt o anda Mengülüm’ü yemiş, Şengülüm ile Şüngülüm kaçıp
* Çebiç: Bir yaşındaki keçi yavrusu.
40 • AZERBAYCAN’DAN MASALLAR

