Page 149 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 149
yeni, akla-hayale gelmedik sebepler, yaratan Tanrı, nasıl kendi yarattığı
1
tabiata karşı âciz kalır .
Filosoflar bir çok şeyleri bilir; sebepleriyle, delilleriyle bilir.
Ancak delil sürekli değildir; delil bir zevk veya güzellik gibidir, ömrü
kısadır. Sebepler ve sonuçlar o kadar içice girmişlerdir ki, bir şeyin ne
zaman sebep ne zaman sonuç olduğunu birbirinden ayırmak kolay
değildir. Varlıklar sürekli değişiyor; topraktaki bazı maddeler ota
dönüşüyor; ot, kendisini yiyen ceylanda ete ve başka maddelere
dönüşüyor; ceylan, kendisini avlayan aslanın bünyesinde başka bir şeye
dönüşüyor v.s.
2
“Yapılmak, yıkılmaktadır" . Bir terzi elbise yaparken ölçüp
kesmeden yapamaz; marangoz, demirci, inşaatçı da öyle. Đnsan bedeninin
oluşması sırasında da birçok madde ezilmekte, karılmakta, pişirilmekte
ve başka kimyevî işlemlere tâbi tutulmaktadır; bedenin yapımı da birçok
şeyin yok edilmesindedir. Đnsan, bu değişme evresinin bir parçası olduğu
için, kendisi de bir sebepler-sonuçlar karmaşası, bir değişme girdabı
içinde kıvranıp kalmaktadır. Renkten, şekilden, kokudan başka bir şey
görmemektedir. Büyük bir şehrin sokaklarına bırakılan bir öküz, oralarda
saman, ot veya bir karpuz kabuğu arar; şehirdeki binlerce anlamlı şey
onu hiç ilgilendirmez. Tabiat mıhına asılıp kalmış olan filosof da, canını
ve gözünü sebeplere bağlamıştır, ondan başka bir şeyi göremez. Allah’ın
varlık ve yaratma evreninde ise sebepler ortadan kalkar, orada her an
3
yeni bir evren yaratılır, donup kalma yoktur .
"Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları
4
gereğince yarattık."
Demek ki, yaratılan hiç bir şey boşa değildir. Yaratılan her şey
belli bir amaç için, bir anlam ve hikmet için, bir fayda için yaratılmıştır.
Ressam, resmi amaçsız mı yapar? Testicinin testi yapmaktan, arabacının
araba yapmaktan, kendisi ve diğer insanlar için bir fayda umduğu açıktır.
Yazılan bu eser, birilerinin okuyup anlaması ve düşünmesi içindir. Her
şey, bir sebeple meydana getirilir, başka bir şeye de sebep olur. Akıllı ve
düşünen kişiler, sebeplerin dış görünüşlerine ve ilk halkalarına takılıp
kalmazlar.
Đnsanın sadece sebepleri görmesi, sebeplerin gerisini görememesi,
5
onlara bir gözbağı oluyor, Tanrı'yı görmelerine engel oluyor . Sebebe kul
olan bilginler, perde arkasında kalmışlardır, Tanrı'nın dümenini
göremezler. Sebeplere bakmalı, ama pek güvenmemelidir. Allah'ın bir
insana her şeyi "nasılsa öyle göstermesi" büyük bir nimettir. Gönüllerin,
düşüncelerin; maddî ve manevî durumun devamlı olarak değişmesi,
1
Mesnevi. 5/1608 v.d., 569-575
2
Mesnevi. 4/2340'ın üstündeki başlık
3
Mesnevi. 4/2368-2383
4
Kur'ân-ı Kerim 15/85
5
Mesnevi. 6/2896

