Page 20 - Anton Çehov'dan Seçme Hikayeler
P. 20

ACI










                                         “Kime anlatsam kederimi?”
              A    kşam karanlığı. Sulu, iri iri kar taneleri, henüz ya-
                   kılmış fenerler etrafında uçuşuyor, ince, yumuşak
            bir alçı tabakası gibi damları, atların sırtlarını, omuzlarını,
            başlıkla rını kaplıyordu. Arabacı İona Potapov, bir hayalet
            gibi bem beyaz. Canlı bir vücut ne kadar büzülebilirse o ka-
            dar büzül müştü. Hiç kımıldamadan yerinde oturuyordu.
            Üzerine bir yığın kar düşse bile gene karı silkmek lüzumunu
            duymaya caktı. Beygiri de bembeyaz hareketsizdi. Hareket-
            sizliğiyle, keskin köşeli biçimiyle, ayaklarının sopaya benzeyi-
            şiyle o bir kapiğe satılan posta atlarına benziyordu. Herhâlde
            dü şünceye dalmıştı. Sabandan, alıştığı o rahat manzaralardan
            alınıp da buraya, korkunç ışıklarıyla, hiç kesilmeyen gürül-
            tüleriyle, öteye beriye koşuşan insanlarla dolu bu kargaşa lık
            içine düşen bir mahluk, böyle uzun uzun düşünmez de ne
            yapardı?
               İona ile beygiri, çoktan beri yerlerinden kımıldamıyor-
            lardı. Avludan daha yemekten önce çıkmışlar ve hâlâ sif tah
            etmemişlerdi. İşte şehrin üzerine akşam karanlığı bası yordu.
            Fener ışıkları, solgun yansımalarını daha canlı ışık lara bıra-
            kıyordu. Sokağın gürültüsü, yavaş yavaş çoğalı yordu. İona
            birdenbire:


                                                             t
   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25