Page 59 - Hermann la Dorethea
P. 59
52 HERMANN’LA DOROTHEA
“Bunun üzerine erkeklerimizin içinde, elden giden-
lerin intikamını almak, kalanları da müdafaa etmek için,
müthiş bir hiddet uyandı. Herkes, kaçan düşmanın telâ-
şından, solgun çehresinden, ve hem korkak hem de şaş-
kın bakışlarından gayrete gelerek, silâha sarıldı. O sırada
hücum borusu yerine çalınan çanların sesi hiç kesilmiyor,
ve müstakbel tehlike bile o azgın tehevvürü durduramı-
yordu. O zaman o munis çiftçi âletleri çabucak birer silâh
oldu; çatallardan ve oraklardan hep kan damlıyordu. Düş-
man amansız bir şekilde ve insafsızca yere seriliyordu; her
tarafta azgın bir hiddetle birlikte, korkak ve fesatçı bir aciz
hüküm sürüyordu. İnsanların bu kadar çirkin bir tarzda
çileden çıkışını, Allah bana bir daha göstermesin! Kudur-
muş bir hayvanın manzarası bile bundan daha güzeldir. O
kendi nefsine hâkim olamadıkça, hürriyetten hiçbir vakit
bahsetmemelidir! Engeller ortadan kalkar kalkmaz, kanu-
nun köşeye bucağa tıkmış olduğu bütün fenalıklar, bağla-
rından kurtularak meydana çıkıveriyor.”
Bunun üzerine rahip, her kelimenin üstünde durarak:
“Eşsiz adam! - dedi - İnsanları böyle hor gördüğünüz
için, ben sizi ayıplamam; siz o vahşice hareketlerden az
fenalık görmediniz! Fakat geriye doğru bakarak o acıklı
günleri gözden geçirecek olursanız, o zaman sık sık iyilik-
lere de raslamış olduğunuzu teslim edeceksiniz; kalbinin
içinde saklı kalan ve insanı başkalarının gözüne bir melek
gibi, daha doğrusu koruyucu bir Tanrı gibi gösteren, bir-
çok temiz duygular vardır ki, bunları hiçbir tehlike bulan-
dıramaz ve hiçbir felâket ezemez.”

