Page 156 - Manas Destanı
P. 156

etti. Âleme, Ayçörek benim yengem olup görünse de bana o anam ye-
                  rindedir, anamdır. Bu dedikodu benim kaburgamı söküyor.” Ona Bakay
                  Alp “Böyle dedikodulara, Semetey’in de böyle manasız sözlere inanıp sana
                  kızması akılsızlıktır... Şimdi ‘Külüscüğüm ne vakit gelecek?’ diye dört gözle
                  bekliyor...” dedi, Külçora da memnun olup atına bindi ve kırk arkadaşı ile
                  beraber pınar başına geldi.

                     Gökten gelen feryat gibi nara atıp Külçora kaynaşan Mançuların saf-
                  larını yarıp aralarına giriverdi. Kurtlar gibi kırk yiğit de onun arkasından
                  geliyordu. Büyük savaş yaptılar. Yaralananlar, düşüp bayılanlar oldu. O
                  sırada Külçora Tayburul’u yedeğe alıp Semetey’e getirip verdi. Semetey
                  ona karşı yaptıklarından utanıp yüzüne bakmadan: “Kurbanın olayım
                  Külüs’üm kahramanım, Çaçıkey’in sözüne kanarak ben ahmaklık yaptım.
                  Sen babam Manas’ın sesisin...” Böyle konuştuktan sonra atına bindi ve
                  doğru düşmana saldırdı. Korkunç bir savaş oldu. Kalmuk, Mançu askerleri
                  “Köko Tengir Burkan!” diye bağırıyor ve kaçıyorlardı. Konurbay’ın alpla-
                  rından Çabalay meydana çıkıp nara attı: “Madıkan’ın öcünü alacağım, he-
                  pinizi kıracağım!” diye bağırdı “Alp isen gel!” diye Semetey’i çağırdı, elin-
                  deki gürz ile yere vurup çevreyi toz toprak içinde bıraktı. “Bütün Kırgız
                  oğullarına ahir zamanı göstereceğim!” diye tekrar tekrar nara attı. Kâfirin
                  çehresi başka türlü, mezardan çıkmış gibi soğuk, korkunç. “Semetey burut,
                  gel!” diye haykırıyordu. Aynı zamanda, bakırdan yapılmış kanca* ile tütün
                  içiyordu. Kırgızların hepsi korku içinde idi, “Bu herif hepimizi öldürecek!”
                  diye yavaşça fısıldaşıyorlardı. O sırada Bakay Alp Kırgız savaşçılarına şöyle
                  hitap etti: “Hanlar, büyükler, küçükler söyleyeceklerimi dinleyiniz! Bu he-
                  rifi biz ancak tüfekle alt edebiliriz!” Tecrübeli Bakay Alp’ın gösterdiği gibi
                  top ve tüfekle karşı durmaya karar verdiler. Sarı Han ile Bakay toplarını
                  atışa hazırladılar. Meydanda duran mağrur Çabalay’a nişan alıp top ve tü-
                  feklerini birden ateşlediler. Bakay Alp hedefi çok iyi tayin etmiş, nara atıp
                  duran Çabalay birdenbire yere yıkılıp kan içinde yuvarlandı. Bunu gören
                  Kalmuk askerleri şaşkına döndüler, kaçmaya başladılar. Konurbay kendi
                  kendine şöyle konuştu: “Ne kadar kaygılı, korkunç gün oldu! Beylerinden
                  neferleri cesur sayılan Kara Kıtaylar büyük yenilgiye uğradı. Kana doymaz
                  kara yer beni de mi istiyor?” Böyle dedikten sonra en son gücünü top-
                  ladı. Önce koynundaki altın putunu çıkarıp “Kolla, Budda, kolla!” diye
                  dua ederek kaçıyordu. Nihayet, Semetey ona yetişti ve saldırıya geçti fa-
                  kat Konurbay en son gayretiyle Semetey’in hücumunu şiddetle savdıktan
                  sonra karşı saldırıya geçti. Öyle korkunç saldırıyordu ki Kırgızlar dehşet
                  içinde “Hâlimiz ne olacak?!” diye çağırıp bağırmaya başladılar. Kalmuk


                                                                  MANAS DESTANI • 155
   151   152   153   154   155   156   157   158   159   160   161