Page 170 - Manas Destanı
P. 170

konduracağım. Seni de han ilan edeceğim.” dedi. Er Kıyaz’ın bu vaadin-
                  den sonra Kançora Semetey’i yakalayıp Er Kıyaz’a verdi, o da Semetey’in
                  başına aybalta (nacak) ile vurup öldürdü. Er Kıyaz eve doğru gitmekte iken
                  Kançora ona seslendi: “Vay, sana ne oluyor? Biraz atının başını çek! Sen bu
                  işten anlamazsın. Külçora’nın hâlinden de sen anlamazsın. Dün Semetey’e
                  saldırdığımızda o dağa kaçıp kurtuldu. O şimdi her türlü hileyi düşünü-
                  yor, bize saldırmak ister. Sizin şimdi yapacağınız iş dağın otu ve odununu
                  yakıp Semetey’in vücudunu ateşe yakıp külünü yele savurmak.” Er Kıyaz
                  Kançora’nın dediğini yaptı.

                     Külçora, Semetey’in öldürüldüğünü öğrendikten sonra “Yazık, beyimi
                  öldüdüler!” diye Semetey’in evine geldi ve Ayçörek’e haber verdi. O sırada
                  Er Kıyaz da buraya gelmiş bulunuyordu. Külçora onunla yedi gün savaştı.
                  Nihayet atı çok yoruldu, arkası yağır oldu, aksadı yürüyemez oldu. Zavallı
                  Külçora’yı Er Kıyaz yakaladı, kürek kemiğinin kıkırdağını kesip çıkardı.
                  Onun karısı Çaçıkey’i Kançora aldı. Kıyaz, Kançora’yı han ilan etti. Er Kıyaz
                  çobanlarını çağırıp Külçora’yı onların eline verdi ve “Bu köleyi döve döve
                  kullanınız!” dedi. Zavallı Külçora kulların kulu oldu. Odun getiren o, ateşi
                  yakan o, aş pişiren o, kar küreyen o. Er Kıyaz Ayçörek’le nikâhla evlendi.
                     Ayçörek altı aylık gebe idi. Birkaç ay sonra bir oğul doğurdu. “Oğlun
                  oldu.” diye Kıyaz’a haber verdiler, müjdelediler. O hiç de memnun olmadı.
                  “Zehrin kökü zehirdir, kurnazın kökü kurnaz olur. Akın kızı Ayçörek ço-
                  cuğunla yere bat!.. Bu çocuğun başını kesiniz!” diye bağırdı. Bu emri alan
                  kadınlar çocuğun çok güzel olduğunu gördüler. Aralarından bir genç ka-
                  dın, “Çocuğu bana veriniz. Ben bu çocuğu alayım, siz Kıyaz’a ‘Öldürdük.’
                  diye haber veriniz!” dedi. Çocuğu alıp giden kadını Kıyaz gördü ve kılıcını
                  alıp çocuğu öldürmeye hazırlanırken Ayçörek Kıyaz’a, “Bu yavrumun altı
                  ayı, Semetey’in ise altı ayı da senindir. Bu yavruyu öldürürsen kuğu giyimi-
                  mi giyip uçar babama giderim. Öcümü senden alırım.” diye tehdit etti. Er
                  Kıyaz korkup çocuğu evladı olarak kabul etti. Büyük düğün yapıp çocuğa
                  Seytek adını verdiler.

                     Ayçörek’in bir oğlu olduğunu duyan Külçora o kadar sevindi ki gündüz
                  yemedi, gece uyumadı bu yavruyu görmek istedi. Çobanlar başı Kara Bey’e
                  başvurup “O, atamız Kara Bey, üzerimdeki kepenek paramparça oldu.
                  Bana bir at verirseniz obaya gidip tamir ettirmek istiyorum.” diye yalvar-
                  dı. Çoban başı Kara Bey hiddetle bağırdı, “Kölenin sözüne bak! Hanım
                  kadının bir çocuğu olduğunu duyduktan sonra ne yapacağını bilmiyor.”
                  diye dokuz çobana onu dövdürdü. Sonra Külçora’ya, “Şu at sürüsünde bir


                                                                  MANAS DESTANI • 169
   165   166   167   168   169   170   171   172   173   174   175