Page 50 - Manas Destanı
P. 50

ihtiyara karşı derin saygı gösterirlerdi. Manas’ın Talas ve Isıkgöl savaşların-
                  da onun yardımı büyük olmuştu.

                     Köketay Han bir gün yetmiş yiğidi yanına alıp ava çıkmıştı. Kayıpçı
                  denilen dağ belinden ve sıcaktan yanan çölünden geçerken kundak içinde
                  bir erkek çocuk buldu ve onu evlat edinerek Bokmurun (sümüklü) adını
                  verdi. Eve döndükten sonra düğün yapıp çocuğun başına nazardan korun-
                  ması için puhu tüyü taktırdı. Çocuğun bakımı için yedi kadın tayin etti.
                  Yedi bakıcı kadın çocuğu ellerinden bırakmıyorlardı. Köketay Han çocu-
                  ğun baş sadakası olarak her gün altı teke, dört oğlak kurban kesiyordu.

                     Böyle bir terbiye ile çocuk büyüdü, on iki yaşa geldiğinde öyle bir yara-
                  maz oldu ki kimi görse dövüşüyor, başka yerden gelen tüccar kervanlarına
                  rahat vermiyordu.

                     Bokmurun daha biraz büyüdükten sonra evlenmek için büyük ve zen-
                  gin bir kervanla kız aramaya gitti. Manikar adını taşıyan atına binip Kırgız
                  ilini ve komşu ulusların yurdunu gezdi. Bokmurun bu gezide iken babası-
                  nın ağır hasta olduğunu işitip obasına döndü.
                                                 *
                                                *  *
                     Han Köketay ağır hasta idi, kan tükürüyordu. Son saatleri geldiğini
                  anlayan Köketay oğlunu ve halkını yanına çağırıp son vasiyetini söyledi.
                  Güneşi kaplarcasına kalabalık Nogay, Kırgız ulusu gürültü ile Köketay’ın
                  karargâhına toplandı, onun son vasiyetini dinledi. Hastalığının ağır olma-
                  sına aldırmadan halkına vasiyetini söyledi:
                     “Ey benim ulusum, gözlerim yumulduğu zaman vücudumu kımızla
                  yıkayınız, sonra etimi kılıçla kemiklerimden sıyırınız. Kemiklerime zırhı-
                  mı giydiriniz, deri ile sarınız ak kefenimi başımın altına bırakınız, başımı
                  doğuya yöneltiniz. Kızıl çuhayı kızıl deveye, kara kadifeyi kara deveye yük-
                  leyiniz. Kırk deve yüklü kervan ile benim mezarıma geliniz. Defin törenine
                  gelen kadınlara çuhayı parçalayıp dağıtınız. Kervanbaşı kara sart keçi yağ-
                  ları karıştırıp türbenin tuğlalarını hazırlasın. Dört yolun ağzındaki türbem
                  mavi göğe benzer mavi kubbeli, aya benzer bir yapı olsun.
                     Ey ulusum, bana hizmetinizi gösteriniz. Bay’ın oğlu Baymirza sözle-
                  rime kulak ver, beni iyi dinle: Serseri dolaşan kalabalığı toplayıp toplum
                  yaptım. Sıçan avlayan doğanı terbiye ederek av kuşu yaptım. Yabani do-
                  ğanı avcı yaptığım gibi serseri dolaşan sizleri il, ulus yaptım. Ben öldük-
                  ten sonra benim yaptıklarımı devam ettiriniz: Yayalara at, çıplaklara giyim



                                                                  MANAS DESTANI • 49
   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55