Page 351 - İçtimai Mektep
P. 351

:us
            B.  —  Ey, çünkü  bir  kere  suyumuz  az.
           A.  —  Akar  suyunuz  var  ya,  işte!
           B.  —  Var  ama,  bu  mahdut  ve  muayyen  bir
       sudur.  Ancak  bu kadar  bir tarlayı idare edebilir.
           A.  •—  Bostan  kuyularınız  var,  çıkartırsınız?
           B.  —  Bu  kuyuların  suyu  kışın  mebzuldür,
       a&zına  kadar  doldurur.  Fakat  yazın çekilir. On,
       onbeş  havuz  su  çekince  biter.
           A.  —  Susuz,  kurak  sebze  yapın !
           B.  —  Evet,  susuz!  İlkbaharda  yağdan  yağ­
       murların  kuvvetiyle  bamya,  yer fasulyesi, sakız
       kabağı  gibi  şeyler  olur.  Fakat  nisan  ayından
       sonra  buralara  yağmur  düşmez,  killi  topraklar
       çatlar,  her  şey  kurur.
           A.  —  Ağaç  yetiştirmeli.
           B.  —  Doğrudur.  Bakın  bir hayli  dut ağaçla­
       rımız  var.  İşte  bir  de  dut  fidanlığı  size.  Bursa
       Ziraat  Mektebi’nden  getirttim.  Belki  bu  sene
       yaprak  aşısı  da  vurabileceğiz.
           A.  —  Canım  dut  ağacı  neye  yarar !  Elma,
       armut,  şeftali...  yetiştirmelisiniz.
           B.      —Elma olmaz. Armut olur,hakikaten.Bakın,
       şu  ihtiyar  ağaçları  görüyor musunuz ? Her  biri
       en  aşağı  yetmiş  senelik.  Yalnız  bunlar  meyva
       tutmaz.  Çünkü  Çamlıca  şiddetli  poyraz  rüzgâr­
       larına  mâruzdur.  Bakınız  meyvalarına,  hep
       altına  dökülmüş!
           A.  --  Peki,  şeftali  de  yetişmez  mi?
           B.  —  Belki...  Yalnız  benim  tecrübem  şeftali
       ağacı  burada  iki  üç  sene  sağlam  yaşar,  tam
       mahsul  vereceği  bir  çağda  zamklanıp  kurur.
       Belki  de  tedavisi  kabildir,  bilmiyorum.  Fakat
       her  halde  burası  şeftaliye  pek  müsait  olmama­
       lıdır.
   346   347   348   349   350   351   352   353   354   355   356