Page 48 - Son İbni Siracın Maceraları
P. 48
Bu eski Müslüman camisinin uyandırdığı hâtıralar
ve Hıristiyanların dininin kalbinde yarattığı duygularla
zihni karmakarışıktı. Bir sütunun dibinde evvela mezar
üzerine dikilen bir heykel zannettiği hareketsiz bir insan
fark etti, ona doğru yaklaşınca diz çökmüş başı hürmet-
le öne eğik ve kolları göğsü üzerine kavuşmuş genç bir
şövalye gördü. İbni Hamidin adımlarının gürültüsünü
hiç duymamış gibi şövalye kımıldamadı. Hiçbir hayat
eseri, hiçbir başka düşünce daldığı derin mürakabeyi
bozmuyordu. Kılıcı önünde yerde, üstünde tüyler bulu-
nan şapkası ise yanında, mermerin üzerindeydi. Sanki
tabiat üstü bir kuvvetin tesiri altında imiş gibi yerinde
hareketsiz duruyordu. Bu Lautrec’ti. İbni Sirac içinden:
“Ah!” dedi. “Bu güzel Fransız gencinin herhalde Allah-
tan büyük bir dileği olacak. Cesareti ile meşhur olan bu
muharip genç, burada, Yaradanın önünde en zavallı, en
silik bir insan gibi içini döküyor. Öyleyse ben de zaferin
ve şövalyelerin Tanrısına ibadet edeyim.”
İbni Hamit tam mermerin üzerine diz çökeceği sıra-
da, bir lâmbanın ışığında, yarı dökük alçıların altında
birtakım Arap harfleriyle Kurandan bir ayet fark etti.
Kalbi pişmanlıkla dolarak vatanına ve dinine sadakat-
sizlik etmesine ramak kalan bu kiliseden hemen dışarı
fırladı.
Bu eski caminin etrafındaki mezarlık portakal, selvi,
hurma ağaçları dikilmiş, içinde iki çeşme bulunan bir
nevi bahçeydi. Yakınında bir manastır vardı. İbni Ha-
mit kemerlerden birinin altından geçerken kiliseye gir-
SON İBNİ SİRAC’IN MACERALARI • 47

