Page 54 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 54
26 TÜRKİYE’DE EĞİTİM BİLİMLERİ TARİHİ
Ahmet Kemal Efendi (Sonraları Paşa) 1808-1888:
1848’de okullar genel müdürü anlamında Maarif-i Umumiye Nazırı
iken öğretmen okulunun açılmasını sağlamıştır. Bakmakla görevli ol
duğu Rüştiye’lere yeni ders araç ve gereçleri getirmiştir ve böylece
“Usul-i Cedid” adı verilen yeni yöntemleri ülkede ilk kez başlatmıştır,
denilebilir. Okul kitaplarının basımı için Avrupa’dan litografya makinesi
de getirtmiştir.
1845’te ilk örnek Rüştiye’yi kurmuş ve birkaç kez Maarif Nazırı ol
muştur. Bundan önce, ilkokullarda hesap, tarih ve eşya dersleri yok idi.
Almanya eğitim sisteminden esinlenerek, bu dersleri ilkokullara sok
muştur.
Bu ve benzeri yenilikleri getiren A.Kemal Efendi, bunlara karşı çı
kanların saldırısına uğramış ve “Avrupa okullarını teftiş ve dönünce
okulları o şekilde düzenlemek’’ üzere, Avrupa’ya gönderilmiştir. (Ergin,
Osman; 1977, S.452)
Ahmet Cevdet Efendi (Sonraları Paşa) 1822-1895:
1851’de “Darülmuallimîn Nizamnamesi’’ni hazırlamıştır. Öğretmen
Okulunun ilk müdürü sayılır. (Daha önce Yahya Efendi, “Baş Hoca’’ un
vanı ile 1848’den 1850’ye kadar bu görevi yürütmüştür). Ahmet Cevdet
Efendi, bir tarih, din ve hukuk bilginidir. “Tarih-i Cevdet’’ adlı Osmanlı
tarihinin yazarıdır.’’ “Mecelle’’ adındaki Osmanlı Medeni Kanunu ni
teliğindeki eseri hazırlayan komisyonun başkanlığını da yapmıştır. Bir
kaç kez Maarif Nazırlığı da yapmıştır. Zamanına göre oldukça ileri gö
rüşlere sahip olduğu söylenebilir. Yalın bir Türkçe ile yazılar yazmış, bu
yoldan - dolaylı da olsa - Türkçenin gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Ahmet Cevdet Paşa’nın meslekî kişiliği, hazırladığı Nizamname’de
görülebilir. Onun duygu, düşünce ve görüşleri şöyle özetlenebilir:
1 - Öğretmen okulları, okulların âdeta mhunu teşkil eder. Bu okullara
ne kadar önem verilirse, diğer okullardan alınacak verim de o derece artar.
2 - Öğretmenin en önemli niteliği “onur’’ dur. Öğretmen adayının
onurunu konımak gerekir. Bunun için, öğretmen adayına, okurken dev
letçe belli bir ücret verilmesini sağlamış; medrese öğrencilerinde olduğu
gibi onların Ramazan aylarında cerre çıkmalarını (belirli zamanlarda
para ve erzak toplamak için köylere gidip imamlık ya da müezzinlik yap
malarını) önlemiştir.

