Page 140 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 140

Allah'ın elinde bir âlet gibidir, tıpkı akıl karşısında elin ve kolun durumu
                           1
                        gibi .  Tanrı,  kendi  nurundan  bir  küçük  parça  olan  akıl  ışığını,  insanın
                                                           2
                        daracık "fikir yuvası"na yerleştirmiştir .

                                Đslâmiyet’te,  insanın  esas  temellerinden  en  önemlisi  olarak  akıl
                         kabul  edilir.  Çünkü  Đslâm  dini,  algılama  ve  anlama  dinidir.  Anlamadan
                         inanmak mümkün değildir. Đnanmak için görmek, duymak ve anlamak;
                         bunun  için  de  akıl  gereklidir.  Aklı  olmayana,  dinî  bir  sorumluluk  da
                         yüklenmemiştir.  Hz.  Muhammed,  "Aklın  bir  zerresi  oruçtan  da  yeğdir,
                         namazdan da; çünkü akıl cevherdir, bu ikisi araz. Namaz ve oruç, ancak
                                                                                         3
                         bir kişideki aklın tam olmasından sonra farz olur", buyurmuştur . Hz.
                         Muhammed'in ahmak kişiyi düşmanı, akıllı kişiyi dostu ve canı olarak
                         nitelediği;  ahmaktan  kaçılarak  akıllı  ile  dost  olunmasını  istediği
                                       4
                         anlatılmaktadır .

                                Đnsan  hayatının  her  safhasında  aklın  önemi  ortaya  çıkar.
                         Çocuklarda  akıl  hüküm  yürütmeye  başlayıncaya  kadar,  onlar  oyun
                         evreninden  dünya  gerçeklik  evrenine  gelemezler,  nesnelere  başka
                         anlamlar ve görevler verirler. Ancak akıllandıktan sonra her nesnenin ve
                         olayın  gerçekten  ne  demek  olduğunu  ve  nasıl  davranması  gerektiğini
                                5
                         anlarlar .  Đnsan  ancak  akılla  insan  olur,  vücudunun  büyümesi,  saçının-
                         sakalının ağarmasıyla değil. Bunun başka ölçütlerinden biri de, başlarında
                         akıl olmayan kişilerin akıl yerini mal ve servetle doldurmuş olmaları; akıllı
                                                              6
                         kişilerin ise orayı ilimle doldurmalarıdır .

                                Varlık  ve  yokluk  evrenlerinin  her  tarafına  yayılmış  olan  akıl
                        kademesindeki ışık, değişik yoğunluklarda olmak üzere bütün canlılarda
                        ortaktır.

                                              "Akıl  oldunuz  mu,  akıl  kesildiniz  mi  binlerce  kişi
                                              olsanız bile birsiniz gene. Tıpkı güneş gibi her eve
                                                                7
                                              girer, yayılırsınız. "

                               Bütün  fitneler,  aklın  olmamasından,  aklın  baştan  gitmesinden
                        doğmaktadır. . Mevlâna, akla şöyle hitap etmektedir:

                                              "Nereden  yüz  çevirirsen  orada  yol  bitiriş,  savaş
                                              yüz  gösterir.  Nereye  yüz  döner,  ne  yana  yüz
                                              gösterirsen orda zevk, sarhoşluk, hayranlık belirir.

                                              Onsekizbin âlem de ancak iki kısma ayrılır; yarısı
                                              cansızdır,  ölmüştür,  yarısı  diri,  biliş,  anlayış
                                                      8
                                              sahibi."



                        1
                         Mesnevi. 4/3719-3740
                        2
                         Mevlâna'nın Rubaileri. s.225(1096)
                        3
                         Mesnevi. 5/454-456
                        4
                         Mesnevi. 4/1947-1955
                        5
                         Mesnevi. 3/2279-2281
                        6
                         Mevlâna'nın Rubaileri. s.88(427)
                        7
                         Dîvan-ı Kebîr. Cilt 3. s.40(266)
                        8
                         a.g.e. Cilt 2. s.463(3945-3947)
   135   136   137   138   139   140   141   142   143   144   145