Page 127 - Azerbaycan'dan Masallar
P. 127

‒ Başüstüne hanım.

                     ‒ Bak, çil ata binersin, gidersin. Karşına üç yol kavşağı gelir. Bu yolun
                  solundan devam et. İki gün sonra karşına bir orman çıkar. Ormana girince
                  karşına bir deniz çıkar. Denizin civarında çil atını saklarsın, kendin için
                  de bir saklanmak için korunak yaparsın, ona iki tane de pencere gibi yer
                  koyarsın. Öğlene yakın denizin üzerine üç güvercin gelir. Birinin adı Gülü
                  Gâh Gâh’tır. O ne zaman güler, ağzından bir gül düşer. Gül öyle güzel
                  koku verir ki dünyada bir örneği yoktur. Onlar üç bacı, birbiriyle oynaşır
                  ve acele suya girerler. Bakarsın gülünce hangisinin ağzından bir demet gül
                  düştü, onun kıyafetlerini getirip saklamalısın. Ona kıyafetini vermezsen o
                  da “Annemin sütü hakkı için giderim.” derse kıyafetlerini ver, diye öğüt-
                  lemiş.

                     Çoban Muhammed binmiş çil atının üzerine, düşmüş yolun soluna.
                  Karısının dediği denizin kenarına varıp çil atını gizlemiş. Kendisi için
                  ağaçlardan ve ottan çadıra benzer bir korunak yapmış. Ona bir de bak-
                  mak için gözetleme penceresi koymuş. Öğlen üzeri üç güvercin gelip deni-
                  zin kenarında soyunmuş. Üç kız olmuşlar. Çoban Muhammed bakmış ki
                  onun karısı da bunların yanındaymış. Çoban Muhammed kendi kendine,
                  “Bunlardan birisini götüreyim.” demiş. Onları seyretmiş, bakmış ki üç bacı
                  çimip, eğlenip gülüşmüşler, o sırada birinin ağzından bir demet gül düş-
                  müş denize. Çoban Muhammed saklandığı yerden yavaşça çıkmış. Gidip
                  onun kıyafetini getirmiş ve yine saklanmış.

                     Kızlar çıkmış, ikisi giyinmiş, üçüncüsü o yana bakmış, bu yana bakmış.
                  Bir türlü kıyafetini bulamayınca:
                     ‒ İn misin, cin misin, insan mısın, her ne isen gel, benim kıyafetimi ver.

                     Çoban Muhammed saklandığı yerden çıkarak:
                     ‒ Ey kız, kaç zamandaır senin peşindeyim, seni gökte ararken yerde
                  buldum.
                     Kız:

                     ‒ Kıyafetimi verirsen seninle giderim.
                     Çoban Muhammed:

                     ‒ “Annemin sütü hakkı, seninle giderim.” diye yemin edersen...
                     Sonra kız bakmış, kıyafetini vermeyecek:

                     ‒ Annemin sütü hakkı için seninle giderim, demiş.


                  126 • AZERBAYCAN’DAN MASALLAR
   122   123   124   125   126   127   128   129   130   131   132