Page 75 - Anton Çehov'dan Seçme Hikayeler
P. 75

çek arabanı, yallah! Niye suratını ek şittin? Mademki çık di-
            yorum, çık. Haydi çabuk ol yoksa ense köküne tokadı yersin.
               Eytam Bankası veznedarı kızardı, omuzlarını silkerek:
               ‒ Yani bu ne demek, diye sordu. Doğrusu anlamıyo rum.
            Saygısızın biri buraya hücum ediyor ve sonra da böyle sözler
            söylemeye başlıyor:
               Tavus tüylü erkek kızdı:
               ‒ Saygısız da ne demek, diye bağırarak masaya öyle bir
            yumruk indirdi ki tepsideki bardaklar zıpladı. Sen bunu
            kime söylüyorsun? Beni maskeli gördün de ağzına geleni
            söyleyebileceğini mi sanıyorsun? Mıymıntı seni! Madem ki
            çık diyorum, çık! Banka müdürü, haydi, iyilikle çek ara banı!
            Hepiniz çıkın. Hiçbir keratanın burada kalmasını is temem.
            Haydi, defolun, bakayım.
               Heyecandan gözlüğünün camları bile terleyen Jestyakov:
               ‒ Şimdi görürüz, dedi. Ben size gösteririm. Hey, nö betçiyi
            buraya çağırın!
               Bir dakika sonra yakasında açık mavi renkli bir kurdela
            bulunan dans etmekten yorulmuş, kısa boylu, kızıl saçlı nö-
            betçi içeri girdi.
               ‒ Lütfen dışarı çıkın, dedi. Burada içki içmek yasak tır!
            Büfeye buyurun.

               Maskeli erkek:
               ‒ Sen de nereden çıktın, diye sordu. Ben seni çağır dım mı?
               ‒ Sen diye seslenmemenizi rica ederim, lütfen dışarı çıkın.
               ‒ Bana bak, azizim, sana üç dakikalık bir mühlet veri-
            yorum. Hem nöbetçi hem de buranın büyüğü olduğun için



               t ANTON ÇEHOV’DAN SEÇME HİKÂYELER
   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80