Page 140 - Manas Destanı
P. 140

ları idi. Manas’ın ölümünden sonra Kanıkey’e fenalık yapan da bunlardı.
                  Hele Kırgıl Semetey’den korkup yiğitleri baştan çıkarmaya çalıştı: “Büyük
                  babası Cakıp’ı, iki ağası yakalayıp zindana attı. Onlar bu beladan kurtula-
                  mazlar. Bu oğlan bize ne yapmaz, bundan sonra bize hayat yok.” diyerek
                  yiğitlerini korkuttu. Yiğitlerin kimi Semetey’e hizmet etmenin daha fay-
                  dalı olacağını düşündüklerini söylediler fakat bazısı “Semetey ile Bakay’ın
                  sözlerine inanmak olmaz.” dediler. Bu şüpheyi Baymat Alp bütün arkadaş-
                  larına telkin etti.
                                                 *
                                                *  *
                     Baymat Alp kırk yiğide hitap ederek şöyle dedi: “Ey arkadaşlar, Kobeş’le
                  beraber Semetey’i yağma etmeye kalkıştık. Ben gideceğim. Semetey ile
                  Bakay şaka edecek düşmanlar değil. Burada kalacaklardan tek bir adam
                  kurtulamaz. Kanıkey’in yüzüne bakıp bu diyarda nasıl yürüyebilirim?
                  Kalmuklara varalım. Kalmuk yurdu merhametlidir, yardıma hazırdır.”

                     Baymat Alp’ın bu konuşmasını yiğitlerin hepsi makul buldu. Gece ya-
                  rısı hepsi ailelerini yanlarına alıp Kalmuklara doğru yöneldiler. “Sevgili gü-
                  zel Talas’ımız kaldı!” diye kadınları, çocukları ağlaştılar. Bir, iki gün geçtik-
                  ten sonra Semetey yiğitlerin kaçtıklarını öğrendi ve çok üzülerek: “Zavallı
                  bu yiğitlere ne yaptım? Fenalık mı, zulüm mu yaptım? Fena bir söz bile
                  söylemedim. Benden korkup kaçmalarına hiçbir sebep yoktu. Kırk çoraya,
                  varayım, onları geri çevireyim.” diyerek ata bindi ve onlara yetişmek için
                  atını son süratle sürdü.

                     Semetey kaçakları takip ederken evde kalan anası Kanıkey Hatun yanı-
                  na cesur yiğitlerden birkaçını alıp Cakıp ile Kobeş’i öldürttü. Abeke’yi ise
                  serbest bıraktı. Ona kendisinin temiz yürekli olduğu için sağ bıraktığını,
                  isterse kendisiyle evlenebileceğini anlattı. Abeke Kanıkey’in bu sözlerine
                  şu makul cevabı verdi: “Ben seninle evlenemem. Senden hürriyet de iste-
                  miyorum. Babam öldü, ağabeyim öldü. Bu facialardan sonra ben senin-
                  le evlenirsem âlemin karşısına utanmadan nasıl çıkabilirim?.. Kanıkey’in
                  Abeke’ye söylediği bu sözlerini duyan Çıyırdı Hatun kart pars gibi kükredi:
                  “Kırıtan kancığın sözüne bakınız! Bulduğu kocasına bakınız! Abeke doğru,
                  adil kişi olsaydı soyu bozuk itler bize fenalık yapabilir miydi? Abeke iyi,
                  doğru kişi olsaydı, soysuz köpekler bize saldırdığında araya girmez miydi?
                  Kendi içimizden çıkmış düşmanı nasıl tanımaz, dost sayarsın? Koca, erkek
                  arayan utanmaz, neler söylüyorsun? Cakıp ve onun inekleri Kobeş, Abeke
                  hepsi bize düşman. Kobeş sana saldırıp göğsünü kan revan içinde bıraktığı
                  gün Abeke nerede idi?” Çıyırdı Hatun, Abeke’yi de celladın eline verip
                  öldürttü.


                                                                  MANAS DESTANI • 139
   135   136   137   138   139   140   141   142   143   144   145