Page 136 - Manas Destanı
P. 136
Bir devirde Aladağ gibi idim. Keşke o zaman ölmüş olsaydım! Ölmedim
de ne oldum? Yetim Semetey’den haber yok. Altı hayduda köle olup o ye-
timin gelişini bekliyorum...” Bakay böyle kendi kendine konuşup kade-
rinden şikâyet ederken aniden Semetey meydana çıkıverdi. Birden önüne
geliveren gence bakıp şaşırdı. Bir bakıma arslan gibi bir genç, bir bakıma
yurdunu düşman basan birine benziyor. Dikkatle baktığında bu gencin
Manas’ı hatırlattığını sezer gibi oldu. Kendi kendine şöyle konuştu: “Uzağı
gören Kanıkey zavallının Semetey’i mi geldi? Bu genç Manas’ın bıraktığı
miras mı? Semetey değil mi bu genç?” Böyle konuştuktan sonra Semetey’e
hitap ederek: “Sen kimsin? Aslın, neslin kim? Soyunu, sopunu bildir, hangi
obanın evladısın? Göbeğinin kesildiği yer neresi? Büyüdüğün, yetiştiğin
yer ve il nerede? Bakıyorum yorguna benziyorsun, uzaklardan mı geldin?
Dil bilmeyen Hindu var, on iki boy Kırgız var, sen bunların hangisinden-
sin?” Bakay böyle konuştuktan sonra Semetey, “Kara gözünü ben basmış,
beni düşünüp hıçkıra hıçkıra ağlamışsın, beni beklerken ak sakalını toz
basmış… Ağabeyim er Bakay kurbanın olayım, ben ilim, yurdum için
geldim. Ben, kahraman Manas’ın oğlu Semetey’in kendisiyim.” diyerek
kendisini tanıttı. Delikanlıdan bu sözleri işiten Bakay onu kucakladı ve
bağrına basıp hüngür hüngür ağladı. Bu sevinç ağlaması idi ve “Manas’tan
kalmış direğim, seni arkalayıp ölümden kurtaran anan Kanıkey sağ mı?”
dedi ve Manas’ın ölümünden sonra başına gelenleri anlattı. Babasının
üvey kardeşleri Abeke ile Kobeş hakkında bilgi verdi. Büyük babası Cakıp
Han’ın çok ihtiyarlamış, bunamış fakat fenalığını bırakmamış olduğunu
anlattı. Semetey, Bakay’ın bu nasihatlerini dinledi fakat büyük babasının
ve amcalarından sakınması hakkındaki sözlerine şaşmadı. Onların düşman
olduklarını anasından da öğrenmişti. İhtiyar Bakay, Semetey’in öz yurduna
geldiğini Cakıp Han’a haber vererek: “Müjde Cakıp müjde, sana sevinç,
düşmana kaygı! Gurbete gitmiş torunun Semetey geldi, müjde!” Bu haberi
duyan Cakıp Han düşünceye daldı. Yüzündeki nefret ifadesini gösterme-
mek için yüzünü duvara çevirdi, sonra güya sevinmiş gibi görünüp “Beni
çok sevindirdin, Bakay! Git torunumu getir, yüzüne bakıp hasretini gide-
reyim. Tanrı’dan istediğim bu idi!” dedi.
Bakay dışarı çıktıktan sonra Cakıp Han karısı Bakdevlet Hatun’a “Bu
çocuk başımıza bela olacak. Sen şarabına zehir koy! Ondan kurtulalım.”
dedi. Bakdevlet Hatun kocasına sert karşılık verdi, “Kendi torunun ze-
hirleyip öldürecek misin? Kendi evladını öldürmek isteyen senin gibi al-
çak dünyada bulunmaz...” diye bağırdı. Buna karşı Cakıp kılıcını eline
alıp saldıracak oldu, “Seni geberteceğim. Git, dediğimi yap!” diye bağırdı.
MANAS DESTANI • 135

