Page 132 - Manas Destanı
P. 132

yalvardı. Biraz sonra “Taytoru” otuzuncu oldu. Böylece öne geçiyordu.
                  Kanıkey büyük merak içinde iken birdenbire gözü önünde Sarıala at üze-
                  rinde Almambet’i gördü, onun arkasında kaplan Manas’ın arkadaşı Sırgak
                  peyda oldu ve “Senin derdin bizlere ulaştı.” dedi. Onun yanı başında ars-
                  lan Çuvak göründü. Bu ölmüş, geçmiş kahramanları gözü ile takip eder-
                  ken kahramanlar kahramanı Manas peyda olup “Zavallımın adını duy-
                  duk, yardıma geldik.” dedi ve geçti. Onun arkasından Acıbay ve Bakay,
                  “Zavallı dostumuzun derdi bize ulaştı.” diye Kanıkey’in önünden geçtiler.
                  Kanıkey’in gözü önünde cereyan eden bu tayflar (görüntü) ne idi? Düş mü
                  görüyordu? Hayır hayır! O uyumuş değildi. Öyle ise bu tayflar geçidi ne
                  idi? Kanıkey kendisinin Manas ve arkadaşlarının himayesinde bulunduğu-
                  na sevindi ve atının kazanacağına inandı... Bunu böyle bırakıp “Taytoru”ya
                  Semetey’in sahip çıktığı anlatalım.
                                                 *
                                                *  *
                     Şimdiye kadar Manas adı aklına gelmeyen zavallı yetim Semetey’in ağ-
                  zından “Manas” adı duyuldu. Yalnız Manas’ın adı değil onun vatanı Talas’ı
                  da sık sık hatırlamaya başladı. Bu Manas ve Talas ile beraber “Kırgız” adı da
                  dilinden düşmez olmuş. Bununla beraber o, kendisinin Manas’ın oğlu ol-
                  duğunu bilmiyor, Kanıkey’i “abla” biliyordu. Ne olursa olsun “Taytoru”ya
                  kazandırmaya karar verip altmış arkadaşını da söz birliğine çağırdı. Onlar
                  da “pek iyi” diyerek “ak buğday ekmeğini ısırıp, kılıcın yüzünü yalayıp” ant
                  içtiler ve böylece Kanıkey’in “Taytoru”sunu kazandırdılar.

                     Semetey’in Sarı Taz ile Karşılaşması
                     Manas’ın ölümünden ve Kanıkey ile oğlu Semetey’in ormanlarda ve kum
                  çöllerinde perişan olup ölmüş olduklarına on iki yıl inanmış olan Kobeş
                  son yıllarda bu inanışının yanlış olduğunu sezmeye başlamıştı. Bu firari-
                  ler hakkında bildiği şeyler olduğunu zannettiği Sarı Taz adlı genci çağırıp
                  “Semetey’i bul, nereye gittiğini söyle!” diye sıkıştırdı. O da “Bilmiyorum.”
                  diye tekrarladı. Han Kobeş buna çok sinirlendi, “Görmediğin belayı gör,
                  ızdırap ve işkence ile canın çıksın.” diyerek babası Cakıp Han’a köle olarak
                  verdi. Sarı Taz, Semetey’i aramak için Cakıp’ın köleliğinden kaçıp Buhara
                  Ormanlarına geliyor ve oradaki kömürcülerin başkanı oluyor. Çıyırdı ile
                  Kanıkey’in yakınlarında bulunduğu hâlde onlara da kendisinin Buhara’da
                  bulunduğunu  bildirmedi.  O,  Semetey’in  büyümesini  beklemişti.  Bakay
                  Alp da Semetey’i on iki yaşına kadar beklemeye karar vermişti. Ormanında
                  kömürcülük yapan Sarı Taz günün birinde Semetey’le karşılaşacağını umu-
                  yordu...


                                                                  MANAS DESTANI • 131
   127   128   129   130   131   132   133   134   135   136   137