Page 130 - Manas Destanı
P. 130
Şimdi biz bu hikâyeyi burada bırakıp Kanıkey Hatun’un Buhara’ya
doğru kaçtığını anlatalım.
Kanıkey ile Çıyırdı’nın Semetey’i Alıp Kaçmaları
Kanıkey ağlaya ağlaya Buhara’ya giden yola düştü. Kaynanası Çıyırdı
hatunun iki gözü iki çeşme idi. Güzel, rahat ömür sürdüğü Talas’ı, kut-
lu Isıkgöl’ü bırakıp kaçmaya mecbur olduğuna bir türlü inanmak iste-
miyordu. Sonra Semetey’i eline alıp gelini Kanıkey’e, “Başa gelen çekilir.
Ağlamadan fayda yok. Biz yolumuza, devam edelim.” dedi. Altı gün böyle
yürümekte devam ettiler fakat hiç de tehlikeli bölgeden uzaklaşamadılar.
Yiyecek, içecekleri tükendi. Hele çocuğun tehlikeli bir hastalığa yakalan-
ması işten bile değildi.
Öte yandan, altı herifin Kanıkey’in kaçtığını öğrenip takip edeceklerini
düşünüp korku içinde ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Kanıkey mütema-
diyen ağlıyordu. Kaynanası onu cesaretlendirmeye, teselliye çalışıyor ve
“Hey yavrum Kanıkey, ağlamakta, ah vahta, fayda yok, kocan arslan öl-
dükten sonra böyle şeyler olacaktı. Karşılaşacağın olaylardan yılma!” dedi.
Kanıkey çocuğun böyle aç kalıp öleceğinden korkuyordu. Kaynanasına
“Kurbanın olayım, anneciğim, tek evladım bu hâle geldikten sonra
Buhara’ya varıp ne yapacağım. A, anacağım açlıktan çocuk ölecek. Yalnız
çocuğum ölürse ben bu dünyayı ne yapayım? Gözümüzün önünde bu ço-
cuk açlıktan ölecek... Ben bu çevrede yiyecek, içecek bir şey arayayım. Sen
beni bekle. Yedi günde gelmezsem ölümümü bekle...”
Kanıkey ile Çıyırdı böyle dertleşirlerken Manas’ın eski arkadaşlarından
ak sakallı Bakay Han karşılarına çıkıverdi. Onu gören Çıyırdı ağlaya ağlaya
dert yandı, “Tanrı belasını versin Kobeş denen meşum it iyilik görmesin,
bizi dilenci hâline düşürdü...” dedi.
Bakay Alp başına gelenleri anlattıktan sonra iki ata her türlü erzak yük-
letip bu üç zavallı yolcuyu yola çıkardı, onlardan ağlayarak ayrıldı, güya
Manas bugün ölmüş, dünya üzerine yıkılmıştı.
Kanıkey’in kafilesi büyükçe bir çölü sağ salim geçip Gül Tokay Ata
denen güzel bir vahaya geldi. Yüksek çınarları, ceviz ağaçları, kayın, sö-
ğüt ve türlü meyve ağaçları Gül Tokay Vadisi’ni kaplamıştı. Bu vadide
epeyce istirahat ettikten sonra yine yoluna devam etti, yine bir çölü geçip
Buhara’ya giden büyük kervan yolunu takip etti. Bir müddet geçtikten sonra
Kanıkey’in babası Temir Han’ın yaylasına geldiler. Burası Kanıkey’in çocuk-
luk yıllarını geçirdiği yerlerdi. Bu yaylayı gördükten sonra onun çocukluk
MANAS DESTANI • 129

