Page 142 - Dünya Eğitimine Yön Verenler - I
P. 142

salgı bezleriyle vb. yapılarla bağ kurmak için zihnin daha derinlerine inmek
               zorundadırlar. Psikolojiyle ilgili yazılardan bir sonuca ulaşmak istersek “özel-
               likle bahsi geçen makale” burada da araştırmasını özetlemiştir, ruhsal yapıdaki
               değişimle tükürük alkalitindeki değişim arasındaki ilişki, deney ile gerçek-
               leştirilen aktivitelerin işleyişi olarak -ph- tükürüğün alkalitinde olan radikal
               değişimi özetlemektedir. Bu olay rüyalarda, sayıklamalarda ve karışık ruhsal
               problemleri çözmede gerçekleşmektedir. Burada Blonsky biyokimyasal alan-
               da ve ruhsal aktivitedeki endokrin sisteminde psikomorfoloji tarafından des-
               teklenmiştir.

                  Blonsky kitaplarında zihin ve düşünce, “öğrencilerde düşüncenin gelişimi”
               hatta kanıt psikolojisi ve onun çocuklar arasındaki özelliği, hareketi içeren
               problemler, algılara ilişkin düşünceler, pratik uygulamalar istek psikolojisi,
               zihne ilişkin kendi uygulamalarını inceler; görüşleri, insanların gerçek faali-
               yetlerine ilişkin istekler, genetik formüller ya da zihnin safhası ve söz ve dü-
               şünce ile ilgili iç bağlantıları gösterir. Bellek düşüncenin gelişimiyle beraber
               en yüksek seviyeye ulaşmıştır, düşünce zamanla bellekle beraber olur. Blons-
               ky, yaşamın bu döneminde, bu olayı gözlemleyebileceğimizi ve bellekten dü-
               şünceye doğru kaydığımızı belirtmektedir. Gerçekte, bellek sadece düşünceyi
               desteklememekte, aynı zamanda onun yerine geçmektedir, düşünce kesin bir
               şekilde gelişimini tamamladığı zaman belleğe etki eder, onun destekleyicisi
               olur. Belleğin en yüksek aşamasında, düşünceye yaklaşarak, gerçek düşün-
               cenin kendisinin yerine geçerek, bellekteki düşüncenin etkisi ezberleme ve
               hatırlama olarak görülebilir.
                  Blonsky diyalektik ilkesine bellek, düşünce ve konuşma arasındaki bağ-
               lantıyla başlamış ve bu ilkeyi çalışmalarında özümseme ile anlamanın temel
               bir süreci olarak kabul etmiştir. O, anlama için “Değişik bilgilerin bir bütün
               hâlinde birleşerek bir anlam ifade etmesidir.” derdi. Anlamak basit bir şekil-
               de bir şeyi bilmek anlamına gelmez, ne bildiğini ve niçin bildiğini de bilmek
               gerekir. Anlama sürecini ve aşamalarını derinlemesine araştırmıştır. Diyalek-
               tik materyalizm açısından özümseme problemi, algıların nasıl olduğu, bellek,
               düşünme ve konuşma gelişiminin değişik aşamalarındaki özümseme ile kar-
               şılıklı ilişki içindedir. Özümseme düşüncenin oynadığı rolle ilgili derin araş-
               tırmalara gömüldü.
                  O anlama süreciyle ilgili deneysel uygulamaları yapan ilk Sovyet psikolog-
               du ve eğitim psikolojisindeki problemle ilgili çalışması doğru yolda olduğu-
               nu gösteriyordu. Mantık kurallarından hareket ederek öğrencilerin düşünme


 140 • DÜNYA EĞİTİMİNE YÖN VERENLER                      DÜNYA EĞİTİMİNE YÖN VERENLER • 141
   137   138   139   140   141   142   143   144   145   146   147