Page 91 - İçtimai Mektep
P. 91

8 3
      den  bahsettim  Bu  tekâmülde  verasete  ait  olan
      emri  vâkii  tetkika  çalıştım.  Cetler,  muhit,  terbi­
      ye  canlı  varlığa  miras  olarak  ne  bırakıyorlar,
      ne  bırakabiliyorlar?  Tekâmül  teorisinin  mü­
      him  bir  meselesi  de  tekâmülün  seyridir.  Bu
      seyir  Lamarck  teorisinin  iddia ettiği gibi  mun­
      tazam  ve  tedricî  bir  surette,  binaenaleyh
      ufak  farklar  vasıtasiyle  mi  oluyor?  Tekâmül
      ferdî  kazançların  tedricen  birikmesi  ve  bu  bi­
      rikmelerin  nesillere  intikali  suretiyle olan  mâ­
      kul  ve  muntazam  bir  vetirenin  işi  midir,
     yoksa?...  Bu  tedriç  ve  intizam  telâkkisine  en
     zıt  olan  teori  Hollandall  nebatat  âlimi  Hugo
     de  Vries’nin  âni tekâmül  teorisidir.  Buna  “mu-
      ation  teorisi»  de  derler.  Âlim  teorisini  çiçek­
     lerin  birdenbire  katmerlenmesi,  tüylü  yaprak­
     ların  teşekkülü,  kısa  bacaklı  nevilerin  zu-
       uru  gibi  olgulara  ve  tecrübelere  istinaden
     ortaya  koymuştur.  Hollandall  müdekkik  bu  gi­
     bi  tecrübelere  dayanarak  müteaddit  kanun-
                        önce  Darwin  tarafından  gö-
     rülüp  tâli  bir  mesele  gibi  telâkki  edilen  ve
     1864  te  Köllicker,  1877  de  Dall  tarafından  or-
    ^^ya  atılan,  nihayet  1901  -  1903  te  Hugo  de
     vrıes  tarafından  müdafaa  edilen  bu  teoriye
     göre  tekâmül  ağır  ve  devamlı  değişiklikler  su­
     retinde  olmaz,  âni  değişiklikler  ve  sıçrayışlar
     şeklinde  vücut  bulur  ve  haricî  şartlara  tabi
      imaz.  Neviler  arasında  imtidat  yoktur.  Bina-
       aieyh  nevilerin  tekâmülü  mütekaddim  teo-
    tao                                zamanlara  muh-
      Ç  değildir.  De Vries teorisini 1886 dan  itibaren
    va  +         Üniversitesi’nin  nebatat bahçesinde
    yaptığı  birçok  tecrübeler  üzerine  kurmuştur.
   86   87   88   89   90   91   92   93   94   95   96