Page 245 - Dünya Eğitimine Yön Verenler - II
P. 245
zamanda sivil ve dinî özgürlükler konusundaki çabalarda da en önde gelen
kahramanlardan biriydi. Fransız ihtilaline karşı tepkilere kadar devam eden
bu görev, Priestley’nin o zamanın en çok nefret edilen radikalcilerden biri
olmasına ve ilk olarak 1791 yılında Birmingham’dan gönderilmesine neden
oldu. Yine bu durum, kimya ve tarih üzerine Hackney’deki New College’da,
Warrington eğitimlerini ücretsiz olarak verdiği Londra’da 4 yıl yaşadıktan
sonra Amerika’ya gitmesine neden oldu. Eğitim faaliyetleri, Thomas Jefferson
tarafından önerilen, Virginia’da yüksek öğrenimin yeni kamu oluşumu için
yazılan son eğitim eseri olan Toplum Eğitimine İlişkin İpuçları (Hints concer-
ning Public Education) adlı kitabının yayımlanmasına kadar devam etti.
Eğitim Felsefesi ve Psikolojisi
Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı Priestley, eğitimde teori kadar uy-
gulama alanına da dâhil olmuştur. Bu da eğitimle ilgili yazıları üzerinde etki
bırakmıştır. Ancak Priestley aynı zamanda, özellikle insan düşüncesinin iş-
leyişi ile uğraşan akılcı felsefeyle de ciddi bir şekilde ilgilenmiştir. On seki-
zinci yüzyılın birçok muhalif eğitimcisi gibi Priestley de John Locke’u örnek
almıştır. Ancak bunun da ötesinde, tüm dikkatini daha sonradan yoğunlaştı-
rılmış bir biçimde yeniden yayımladığı on sekizinci yüzyıl ve on dokuzuncu
yüzyılın başlarında Üniteryen eğitim düşüncesinin köşe taşlarından biri olan
David Hartley’nin İnsan Üzerindeki Gözlemler (Observations on Man) eseri-
ne vermiştir.
Priestley, Hartley’nin net bir akıl teorisi oluşturabilmek için geniş ve kap-
samlı kuralları formüle etmek üzere Newton tekniklerini kullanma çabasını
hoş bir şekilde karşılamıştır. Hartley, mevcut psikolojik bilgiye dayanan, bü-
tün karmaşık ve “zihinsel” fikirlerin “vücudumuzun farklı bölgeleri üzerinde
dış objeler tarafından üretilen izlenimlerden meydana gelen” basit fikirlerden
ortaya çıktığını savunan tamamen çağrışımcı bir psikoloji geliştirmiştir. Hart-
ley’e göre bu algılamalar sık sık tekrar edildiğinde fikirlerin ve diğer algı-
lamaların doğmasına neden olmaktadır. Bu algılamalar birbiri ile yeterli bir
şekilde bağdaştırıldığında, “Bu algılara denk gelen fikirler öyle bir güce sahip
olurlar ki (...) algılamaların herhangi biri, tek başına uyarıldığında kalan algı-
lamaların fikirlerini de zihinde kışkırtır.”
Hartly burada, çağrışımcılığın bir insanın bilişsel, duygusal ve ahlaki ya-
şamının temeli olduğunu savunmaktadır; Priestly, ısrarla “Bir insanı, maruz
kaldığı bazı durumların etkisiyle olduğundan duyarlı ve ahlaklı yapmak için
hiçbir zorunluluk yoktur.” görüşünü ifade etmiştir.
656 • DÜNYA EĞİTİMİNE YÖN VERENLER DÜNYA EĞİTİMİNE YÖN VERENLER • 657

