Page 117 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitimi Kuruluşlar ve Tarihçeler
P. 117

BİRİNCİ  BÖLÜM

               I     —  Maarif  teşilâtı  ne  demektir?  Bu  teşkilâtın  dayandığı
           Toplumsal  ve  Hukuki  temeller.



               Maarif,  (marifet) in  çoğuludur.  (Marifet)  in  lügat  anlamı
           da  «bilmek,  bilgi  ve  tanımak*  tır.
               Terim  anlamına  gelince:  “Ruhbilim,  yönünden  marifet,
           aralarına  yokluğu  andıran  bir  gizlilik  giren  iki algıdan  İkin­
           cisidir.  Burada  ikinci  algıdan  maksat,  şudur:  Bir  konu  hak­
           kında  bilinçte  bir  bilgi  var  olmuş;  sonra  orada  gizli  bir
           halde  kalmış,  daha  sonra  da  bilinçte  yine  belirmiş;  tin  de
           onu  tanımış.  İşte  marifet,  bu  ilk  bilgiyi,  tekrar  belirişinde
           tanımaktır.
               Tanzimatçılar,  Maarifiumumiye  Nezaretini  kurarken  ve
           Maarifiumumiye  nizamnamesini  yaparken  “Maarif,, i - fran-
           sızca  “Maarif Nezareti,,  demek  olan  “Ministre de  l’instruction
           publique,  deki  -  “Instruction,,  a  karşı  kullanmışlardı.     Bu
           fransızca  kelimenin  lügat  anlamı  da  “öğrenim,  öğretim,
           eğitim,  adam  yetiştirmek,  tir.     "Um um iye,  de     “kamusal
           (âmme) -  publique,  demektir.  “Kamu  maarifi,  ise, devlet  hiz­
           metleri  arasında  yer  alan  maariftir.
               Eğitimin  bir  tikesi  demek  olan  öğretimin  konusu,  anlık-
           sal  gelişmdir  ve  bilgilerin  bir  insandan  başka  bir  insana
          geçirilmesidir,  öğretim,  eğitimin  birinci  derecede  ve  başlıca
          öğesi  değil,  salt  bir  tikesi  olabilir.  Çünkü:  bir insan,  anlağın­
          dan  ziyade  ırasiyle,  yüreğiyle ve alışkanlıklariyle  değerlenir.
           Bununla  beraber  öğretimin,  eğitim  için  temelli  bir  tike
          olduğunda da  şüphe  yoktur.  Çünkü düşünce;  insanı  belirten
          ve  seçiklendiren  bir yetidir.  Uygarlık  da  düşünceden  doğan
          bilgilerin  eseridir.  İşte  bunun  için  öğretimde  iki  ceph  var­
          dır;  biri  anlıksal  eğitim,  öteki  de  “yetiştirmek,  tir:  İnsan,
          hem  çok  bilmeli,  hem  de  doğru  hüküm  verebilmelidir.
          Fakat  bunların  ikisi  birşey  sayılmaz;  çünkü  çok  bilmek,
          daima  “doğru  hüküm  verm ek,  demek  değildir.  Bunun  için
   112   113   114   115   116   117   118   119   120   121   122