Page 88 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitimi Kuruluşlar ve Tarihçeler
P. 88

7 1

       ve  erekti.  Lüter  ve  arkadaşları,  her  şeyden  önce  inanıcılm;
       kendi  selâmetlerini  sağlıyacak  zorunlu  hakikatları  kutlu
       kitapta  aramaya  yarıyabilecek  vasıflarla  yetiştirmeyi  okulun
       başlıça  ödevi  sayıyorlardı.  Halk  maarifi,  işte  bu  görüş yüzün­
       den  Reformacıların  halkı  okutmak  için  gösterdikleri  çabadan
       doğrudan     doğruya  değil,      dolayısiyle  faydalanabilmiştir.
       Bunun  için  on  altıncı  yüzyılda  Hıristiyan  dini  üzerinde
       girişilen  büyük  reform  hareketinden,  demokratça  anlaşılmış
       bir  maarif  yayımı  ve  “ Kilise  baskısından  tam  kurtuluş« mâna­
       sını çıkarmak  doğru  olamaz.  Çünki  bunlar,  Reformacılar  için
       yabancı  düşüncelerdi.
           "Kamusal  maarif,,  dizges',  Avrupada  1789  büyük  Fransız
       Devriminden önceaçıkça  tasarımlanamamıştı.  Bu  dizge, hiç  ol­
       mazsa Fransız  Devriminin ona  verdiği toplumsal  biçim altında,
       hattâ Amerika  Birleşik  Devletlerince  bile anlaşılmış  ve  gerçek­
      leştirilmiş değildi.  Orada da  ilk okullar, dinî  ilgilerle kurulmuş­
      tu.  Daha  sonraları  bağımsızlık  savaşları  Amerikalıların  görüş
      ufuklarını  genişletince  bilgi  ışıklarını  yayma işini  korumanın
      devlet  için  bir  ödev  olduğu  resmen  ilân  olundu.  Ancak  bu,
      açık  bir  deyim  değildi.  1 7 8 0   de  Jhon  Adams  tarafından
      kaleme  alınan  Massachusetts  Esas  Kanunu  (anayasa)nda
      bilim  ve  edebiyat  ile  bunlara  mahsus  kurumların  kayrılması
      bir  ödev  olarak  ileriye  sürülmüşse  de  Jhon  Adams  bu  ilke­
      leri,  Fransada  edindiği  fikirlere  borçlu  bulunduğunu  boyuna
      anmaktan  çekinmemiştir.
           Bununla  beraber  Fransız  Devriminde  yayılan  (İnsanın  ve
      vatandaşın  hakları)  beyannamesindeki ana  düşüncelerin  La-
      fayetin  aracılığiyle  Amerikadan       geçtiğini  unutmamalıdır.
      Ancak  Amerıkayı  taklidederek  yayılan  bu  17  maddelik  -
      beyannamede  kamusal  maarif  hakkında  bir  hüküm  yoktur.
      Yalınız  onda  sayılan  bütün  hakları  ve  hele  vatandaşlar  için
      ileriye  sürülen  düşünce,  oy,  söz,  yazı,  basım  serbestliklerini
      anlatmanın ve yürütmenin bütün vatandaşların okuyup yazma
      yoliyle  aydınlanmasına  bağlı  olduğunu,  bu  beyannameyi
      yayan  devrimcilerin  gereği  gibi  kavarmış  bulunduklarına
      da  şüphe  edilemez.  Bu  bağlılaşmayla  şunu  da  söyliyelim  ki;
      Amerika’da  da,  Fransa’da  da  on  sekizinci  yüzyıl  felsefesinin,
      her  iki  yanda  ortaya  atılan  bu  ünlü  hak  dâvalarında  etki
      payı  pek  az  olmuştur.  İnsanın  ve  vatandaşların  hakları;  in­
   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92   93