Page 83 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitimi Kuruluşlar ve Tarihçeler
P. 83
66
uygarsal ve cezai hukuk alanında da nizamlar koymak su
retiyle hukuku lâyikleştirmek yolunu tuttuğunu gösteriyor.
Timur, tüzükâtında, halkı on iki sınıfa ayırmakta, bilgin
lere birinci sınıfta yer vermektedir. Tüzükât, İslâm dünya
sında hukuk vönünden önemli bir belgedir. Ancak burada
da kanun koyuculuk Timurun kendi kişiliğinde toplanmış
görünüyor.
Bu dönemdeki genel duruma göre, İslâm hukukuna ha
reket ve gelişim veren inan (içtihat) kapısı, büyük hukuk
çuların yetişmemesi yüzünden kapanmış bulunuyordu.
C) Devlet:
Osmanlı Devletinde hükümetin şekli, görevleri, örgenle
nimleri; esas yönünden Selçuk Devletince olduğu gibidir: dev
letin esas görevleri, bütün daha önceki devletlerin de başlıca
işleri olan; askerlik, adalet, güvenlik ve maliyedir. Bütün bu
görevler merkez ve illerdeki örgenlenimlere bağlıdır. Devletin
şüphesiz, bir de hazine (beyt-ül-mal) si vardır. İllerin idaresi
birçok hizmetlerde "geniş yetki„ temeline dayanıyordu. İller,
tımar ve zeamet dizgesine göre beyler ve bunların başla
rında bulunan Rumeli Beylerbeyi ve Anadolu Beylerbeyi
tarafından idare olunuyordu. Adalet göreviyle bazı idare ve
belediye işleri kadıların elindeydi. Devletin başlangıcında
din bilginleri arasında (Müft-il Enam) ve (Şeyh-ul-İslâm) paye
sine yükselenler vardı. Ancak bu payeler henüz resmî de
ğildi, devlet tarafından verilmiyordu. Dönemin bu safhasında
kazaskerler, Divan ı - Âlide bulunurlar, şeyh - ul - Islâmlar
bulunmazlardı.
D) Maarif:
Osmanlı Devletinde de, bütün orta çağ devletlerinde olduğu
gibi devlet örgenlenimleri arasında maarifin yeri yoktu.
Ancak bu Devletin daha kuruluşundan başlıyarak hüküm
darların, devlet adamlarının içinde, maarif işlerine kişisel
ilgi gösterenler, bu yolda çok emek harcıyanlar, vakıflar
yapanlar belirmiştir. Bunlardan başka halk da vakıf yoliyle
maarif işlerine çalışmaktan geri durmuyordu.
İlk Osmanlı padişahları, vezirlerini bilim mesleğinde
olanlar arasından seçmekle de bilime karşı ilgilerini belirt
miş oluyorlardı.

