Page 43 - Öğretmen Ansiklopedisi ve Pedagoji Sözlüğü I
P. 43

28

       rumunu  o  kadai  ^'ok  severdi  ki  bıo-
                                      dişlerinde  en  özlediği  şeyin  serbest,
       bır  ijji  arusında  en  çok  bu  kurumla-
                                      bir  vatandaş  olarak  halk  içerisine  ka­
       nn  taaliyctleriyle  yakından  ilgden-
                                     rışmak  olduğunu  söylerler.__  Köyle­
       on§,  kendisi  de  çali5M3us;  ölürken  de
                                     re  gider,  gazinolara  gider,  İlmî
       vasiyetnamesiyle  servetinin  en   çok
                                     toplantılara  gider  ve  bunlaTı  sık  sık
       kısmını  bu  ıkı  kuruma  bağışlamış­
                                     yaparak  her  meslekten  ve  her  sevi­
       tır.   Atatürk’üıj  iki  büyük  vasiı  tam
                                     yeden  vatandaşlarla,  arkadaşça  konu­
       mânasiyle  millet  şefi,  devlet  şefi  ol­
                                     şurdu.—  Bu  sık  temaslarla  o,  halkı
       masıdır.—  Mület  şefi  olabilmek  için
                                     çok  iyi  tanımıştı.  Her  karar  verdiği
       milleti  gerçekten  >c  derinden  bilmek,
                                     işin  halk  tarafından  itirazsız  kabul
       tanımak  I.kımuıt,  O  bir  halk  çocuğu
                                     edilişinin  hikmetini  onun  halkı  çok
       idi.  Sclânikic  mürevazi  bir  evde  doğ­
                                     iyi  tanımış  ve  kendisine  bağlamı#  ol­
      du.  Babadan  öksüz  kaldı.  Çocuklu­
                                     masında  aramalıdır.  Daha  Lozan  an­
      ğunda  tarlalarda  bekçilik  yaptı.  Halk
                                     laşması  imza  edilmemişti.  O  memle­
      çoc-uklarımn  yetiştiği  okullarda  oku­
                                     ket  hayrına  yapacağı  işleri  meralc-
      du.  Temiz,  zarif giyinmesini  bilmekle
                                     kctşümul  bir  teşkilata  bağlamayı  dü­
      beraber  kendisini  arkadaşlarından  ay­  şünüyordu.  C.  Halk  Partisini  kura­
      rı  tutmadı.  Bilâkis  onlarla  beraber
                                     caktı.  Bu  partinin  temellerini  araştır­
      okul  içinde  ve  okul  dışında  en  müte­
                                     mak  için  memleket  içinde  uzun  uzutv
      vazı  hayatı  yaşamasını  ve  delikanlı-
                                     dolaştı.  İzmir’de,  Balıkesir’de,  İzmir
      iığm  demokratça  eğlentilerine  katıl­  te  bir çok  vatandaşlarla  açık  açık  ko
      masını  bildi.—^Zekâsı  üstündü;  anlu-
                                     nuştu.  Kendi  düşüncelerini  söyledi.
      y»?  ve  kavrayışı  üstündü.  Fakat  o  bu
                                     Vatandaşların  iç  ve  dış  meseleler  ü
      meziyetlerinden  hiç  birini  arkadaşları
                                    zerinde  neler  düşündüklerini  öğren-
      muhitinin  ü.stünde  yaşamak  için  kul­
                                     miye  çalıştı.  Halkla  bu  kadar  kay­
      lanmadı.  Büyük  komutan  mevkileri­
                                    naşmış  olduğu  için  değil  midir  ki.
      ne  geldiği  zamanlarda  bile  subaylarla   1925  tc  Kastamonu’da  onu  başı  açık
      subay,  erlerle  er  oldu.  Hayatı  boyun­
                                    görenler  -hacı,  hoca,  köylü,  kcntli-
      ca  asker  kalmakla  beraber  bu  muhi­
                                    duşünmiye  lüzum  görmeden  başların­
      tin  dışındaki  vatandaşlarla  ilgisini
                                    da  ne  varsa  çıkarıvermemişicr  midir?
     kcsmctli.  Miralay Mu.stafa Kemal Bey,
                                    Bir devlet  başkanı olmak  için  gereken
     Fdirne  öğretmen  Okulunda  öğretmen
                                    vasıfların  başında  mcn.leketin  yaşa­
     ve  öğrencilerle  konuşmayı  sever.  M.
                                    yan  kuvvetlerini  hırpalayacak  yerde
     Kemal  Paşa, Tevfik Fikret’in Aşiyan’ı-
                                    tersine,  onları  her  gün  daha  iyi  ge
     nı  ziyarete  vakit  bularak  t.sf.Hnburun   liştircrek  bir  hedefe  yöneltmek  ge­
     aydıninrivle  tanışmak  fırsatını  kaçır­  lir.  Tarihlerin  büyük  devlet  lulamı  ve
     maz.  Millî  Mücadele  yıllarında  ona
                                    başkanı olmak  üzere kaydettiği adam
     Ankara’da  Karaoğlan  çarşısında  sık   hırda  bu  vasfı  görürüz.-—  Atatürk’te
     «ık  rastlamak mümkündü.— Cumhur-   bu  vasıf tamamiylc  vardır.  Etten,  ke­
     başkanı  olduktan  sonra  İstanbul’a  gi­  mikten  ve  sinirden  iberet  bir  varili
   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48