Page 185 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 185

57
                                   CUMHURİYET DÖNEMİ


            çalışırdı.  Bu,  aynı  zamanda,  geçmiş  dersleri  bizim  iyi  öğrenip  öğ­
            renmediğimizi  kontrol  etmeye  yönelikti.  Sınav  sorularını  kompozisyon
            şeklinde  sorardı.  O  yıllarda  testler  yavaş  yavaş  yaygınlaşmaya  baş­
            lamıştı.  Diğer  öğretmenlerimiz  test  uygularken,  Dr.Halil  Fikret  Kanad,
            kompozisyon şeklini tercih ederdi.
                “Pedagoji  Tarihi”  derslerinde  başka  bir  yöntem  uyguluyordu.  Ki­
            taptaki eğitimcilerin her birini ayrı bir öğrenciye ödev olarak veriyordu.
                Ders  kitabı  dışına  çıkarak,  çeşitli  kaynaklardan  hazırlayan  öğ­
            rencileri takdir ederdi. Yalnız, eğitimcilerden H.Pestalozzi konusunun an­
            latılmasını  kimseye  bırakmazdı.  Bunu,  kendisi  yapardı. O,  Pestalozzi’yi
            eğitimcilerin  en  büyüğü  sayardı.  Bunu,  sınıfta  anlatmaktan  büyük  bir
            zevk duyardı.
                Sorumlu  öğrencinin  dersi  anlatmasından  sonra,  sınıfta  bir  tartışma
            açardı.  En  sonra  da,  konuyu  kısaca  derler,  toparlar  ve  öğrencinin  ba­
            şarısını değerlendirici  birkaç söz söylerdi.
                Dr.  Halil  Fikret  Kanad, “eğitimde  iş ilkesi”ne bağlı  idi.  Bunun  için,
            eğitimciler içinde en çok H.Pestalozzi’ye hayrandı. Onun fikirlerini ve ki­
            şilik özelliklerini  sınıfta büyük bir takdirle açıklardı. Onun açıklamaları,
            öğretmen  adaylarını  büyük  ölçüde  etkilerdi.  Ülkemizde  1890’lardan  iti­
            baren  ortaya  çıkmaya  başlayan  “yeni  okul”  hareketlerinin  I935’te  fikir
            düzeyinde  olgunlaşmasında  onun  ve  eserlerinin  de  katkısı  olmuştur.
            “Pedagoji”  adlı  kitabında  da,  öğretmenin  köyde  başarılı  olmasını  sağ­
            layan  bazı  ilkeleri  açıklamıştır.  O,  bu  tutum  ve  davranışı  ile,  eğitimde
            Meşrutiyet  döneminden beri  gelen eğitim anlayışında düşünsel düzeyde
            bir  ivme  kazandırmış,  öğrencileri,  o  sırada  yeni  kurulmakta  olan  Köy
          •  Enstitülerinin  müdür  ve  öğretmenliklerini  üstlenmişler;  aynı  meslek  ru­
            hunu buralarda yaşatmaya çalışmışlardır.
                Dr.  Halil  Fikret  Kanad,  ilk  görevini  İstanbul’da  Kız  Lisesinde  “Pe­
            dagoji”  dersi  öğretmeni  olarak  yapmıştır.  İleride  bir  anne  olacak  kim­
            senin  çocuk  eğitimi  konularında  bilgi  sahibi  olmalarını  sağlamak  için,
            kız okullarına  “pedagoji” dersi  konmasını  her fırsatta önermiştir.  Fakat,
            bu  bir  dereceye  kadar,  ancak  Kız  Meslek  Liselerinde  mümkün  ola­
             bilmiştir.
                 İlk  yazısı,  1918  yılında, “Ahlâkî Seciye” (Ahlâkî Karakter)  üzerine,
             Sâtı  Bey’in  çıkardığı  “Terbiye”  adlı  derginin  5.  sayısında  ya­
             yımlanmıştır.  Daha  sonra,  birçok  dergilerde  yazıları  çıkmıştır.  “Pe­
             dagoji Tarihi” ile “Muasır Terbiye Ülküleri ve Terbiyede Yenilikler” adlı
   180   181   182   183   184   185   186   187   188   189   190