Page 190 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 190

162               TÜRKİYE’DE EĞİTİM BİLİMLERİ TARİHİ


           arkadaşlarından birinin bu duruma düşmesine üzülüyor ve Nevzat  Ayas-
           beyoğlu’nun evine  ricaya gidiyor.  “Hocam,  bu  arkadaşımız,  bu  not üze­
           rinden  müfettiş  olamıyor;  köyüne  öğretmen  olarak  dönüyor.  Bunu  kur­
           tarmanın  bir yolu  yok  mu?” diyorlar.  Ayasbeyoğlu, çay  ve kahve  ikramı
           yaptıktan  sonra;  eşini  çağırıyor;  sandıkta  sakladığı,  babasından  kalma
           altın saatini  istiyor ve öğrencilere: “Çocuklar, arkadaşınız 3 aldı, onu ar­
           tırmam  mümkün  değil,  elimde  değerli  eşya  olarak,  babamın  altın  saati
           var.  Onu  alın,  satın,  parasını  arkadaşınıza  verin.  Yol  harçlığı  yapsın.
            Bundan  başka  türlü  bir  şey  yapmam  mümkün  değil”  demiş  ve  öğ­
           renciler,  büyük  bir  mahcubiyet  içerisinde,  özür  dileyerek  evden  ay­
           rılmışlar.  (Bu  olayın.  Pedagoji  bölümünün  öğretmenlerinden  rahmetli
           Şevket  Türkyılmaz  tarafından  anlatıldığı,  aynı  bölümün  1957  mezunu
           sayın İsmet Akkaya tarafından bildirilmiştir.)


               Hasip Ahm et Aytuna (1895-1980):
               Bulgaristan’ın  Vidin  kasabasında  doğdu.  1926’da  Sofya  Üni-
           versitesi’nin  Pedagoji  bölümünü  bitirdi.  1931’de  yurda  göç  etti  ve  Gazi
           Eğitim  Enstitüsü  öğretmenliğine  atandı.  1939  yılında Tokat  Milletvekili
           seçildi.  Sonra  tekrar  Gazi  Eğitim  Enstitüsü  öğretmenliğine  döndü.
            1960’da yaş haddinden emekli oluncaya kadar. Gazi  Eğitim Enstitüsü ve
           Teknik Öğretmen okulunda meslek dersleri öğretmenliği yaptı.
               Hasip  Ahmet  Aytuna,  özellikle  özel  ve  genel  öğretim  alanlarında
           eserler vermiştir. Eserlerinin sayısı  39’u bulmaktadır.  Bulgaristan’da bu­
            lunduğu sıralarda da ilkokullar için okuma kitapları yayımlamıştır.
               Türkiye’de  ilk  yayımlanan  kitabı  1929  baskılı  olan  Didaktika’dır.
            Bu,  Genel  Öğretim  Yöntemi  anlamında  kullanılmıştır.  Bundan  sonraki
            kitabı  da  Metodika’dır.  Bu  da Özel  Öğretim  Yöntemleri  anlamına gelir,
            1932  yılında  Umumi  Pedagoji’yi  yayımladı.  Bu  kitaplar,  o yıllarda Tür­
            kiye’de,  konularının  en  kapsamlı  kitapları  olmuştu.  Bunlar,  ders  ya  da
            yardımcı kitap olarak okutulmuştur.
                H. Ahmet Aytuna, bu ve diğer bağımsız konuları ele alan kitaplarında
            ve  meslek  dergilerindeki  yazılarında  çağdaş  eğitim  göılişlerini  sa­
            vunmuştur.  Yazılarında,  genellikle,  öğretimde  “edilgenlik”  yerine,  “et­
            kinliği”;  “bağımlılık”  yerine,  “bağımsızlığı”,  “özgürlüğü”,  “ölü  bilgileri
            ezberleme”  yerine,  “yaşamsallığı”,  “yaratıcılığı”;  “anlatma  yöntemi”  ye­
            rine, “keşif yöntemini”; “taklit” yerine, “yaratıcılık” savunmuştur.(^")


            (20)  Binbiişıoğlu  Cavit;  H.  Ahmet  Aytuna,  Cumhuriyet  Dönemi  Kftitimcileri,  Ankara,
                1987, s. 87-109.
   185   186   187   188   189   190   191   192   193   194   195