Page 260 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 260
232
TÜRKİYE’DE EĞİTİM BİLİMLERİ TARİHİ
Vücuda getirmek istiyoruz. Bu yurtlar, öğrencilerin evi halini almalı, için
de yaşamaktan mutluluk duyacakları, üstün anılarla ayrılacakları gerçek
yuva olmalıdır.” (Ülkü, M.Fethi, ‘‘Dr. Reşit Galip”, Cumhuriyet Dönemi
Eğitimcileri”, Ankara, 1987, s. 247)
Üniversite refomıu. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren, ilk ve orta
öğretim alanlarında yapılmış olan devrimlerin, üniversite düzeyinde de ya
pılması, eski medrese geleneğini devam ettiren darülfünun uygulamalarına
bir son verme hareketidir. Eğitim anlayışında olduğu gibi, öğretim yön
temlerinde de takrire karşı çıkıyor. Eğitim ve öğretimde rehberliğin öne
mine, inceleme ve araştırmaya değer veriyor. Üniversitelerde, bilimsel an
layış ve yöntemlere egemen olunmasını istiyor. Düşün üretilmesine ve
bunların kamuya intikali için yayımlanmasına önem veriyor.
Üniversitede bu anlayış ve yöntemlerin gelişmesine, 1933’te Al
manya’da Hitler rejiminden kaçıp Türkiye’ye gelen Alman Profesör ve
diğer öğretim elemanlarıda katkıda bulunmuşlardır. 1930’lu yıllarda İs
tanbul Üniversitesi’nde görülen yayınlar bunların kanıtıdır.
Baştan beri belirtilen görüş ve uygulamalar, daha sonraki üniversite
çalışmalarının yürütülmesinde kaynak ve rehber olmuştur. Daha sonraki,
özellikle siyasî tarihimiz içinde, üniversitelerimizin ve onların değerli öğ
retim üyelerinin çabaları bilinmektedir. Öğretim yöntemlerinde istenen
gelişmenin sağlandığı, henüz tartışma konusu olmaktan kur
tulamamıştır. Bundan da öncülük etmek. Eğitim Fakültelerimize düşen
bir görev olarak kabul edilebilir.
Dr. Reşit Galip’in Bakanlığı zamanında ayrıca köy işlerine önem
verilmiş, yüksek okullarda Türk Devrim Tarihi dersi konmuştur. İl
kokullarda derslere başlamadan önce söylenen ‘‘And” da onun za
manında söylenmeye başlamış ve daha sonraları biraz değiştirilerek yö
netmeliklerde yer almıştır.
TÜRKÇE BİLİM TERİM LERİNİN BULUNM ASI VE TÜRKÇE
TERİM LERLE ÖĞRP:TİM YAPILMAYA BAŞLANMASI
Eğitim ve öğretimin gerçekleşmesi, kullanılan sözcüklerin ilgililer
tarafından anlaşılması ile mümkündür. Cumhuriyet dönemine kadar Os
manlIca adı altında Arapça, Farsça, ve Türkçe karışımı bir dil kul
lanılmıştır. Bu durum, eğitim ve öğretimi güçleştiriyordu. Bundan kur
tulmak ve iletişimi Türkçe sözcüklerle anlaşılır bir biçimde yapmak
amacıyla, 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti kuruldu. İlk olarak
bazı Arapça sözcüklere Türkçe karşılıklar bulundu. Daha sonra da Os
manlIca olan bilim terimleri Türkçeleştirildi ve okullarda kullanılmaya

