Page 258 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 258

230
                                    TÜRKİYE’DE EĞİTİM BİLİMLERİ TARİHİ

                 yordu. O kadar ki, bir ara konu, Büyük Millet Meclisine intikal etti.  1932
                 yılı  bütçe görüşmeleri  sırasında Mecliste  önemli  tartışmalar oldu.  Millî
                 Eğitim  Bakanı  Dr.  Reşit  Galip’in  çabalan  ile  bütçe,  “Ancak,  bir  ya-
                 yabancı  uzman  getirilerek  bu  konunun  temelden  düzene  sokulması  şartı
                 ile” kabul olundu.(^'*)
                     Bu  durum  üzerine,  İsviçre’den  Profesör  Albert  Malche  yurda  çağ­
                 rıldı.  Incelemelrinden  sonra hazırladığı  raporu  29 Mayıs  1932 günü  hü­
                 kümete sundu. Raporda özetle şöyle deniyordu:
                    “Fakülteler  yalnızca  eğitim  ile  ilgilenen  birer  meslek  okulu  du­
                rumundadırlar.  Aralarında bilimsel  bir  işbirliği  yoktur.  Bilimsel  inceleme
                ve  araştırmalara  yer  verilmemektedir.  Öğrenciler,  rehberlikten  yok­
                sundurlar. Öğretim, yalnızca öğretim elemanının takriri, kitap ya da tutulan
                notlarla sınırlı kalmaktadır. Laboratuvarlar yetersiz; öğrenci, inceleme yön­
                temlerinden  habersizdi.  Profesör ve  öğretim  elemanları,  zamanlarının  ço­
                ğunu başka işlere vermekte, bir eser ortaya koyamamaktadırlar.
                    “Bu  nedenle.  Darülfünun,  kabuğuna  çekilmiş  görünümündedir.
                Yazma  ve yayma  işi  çok  zayıftır.  Basit  bir çeviri  dahi  tez olarak  kabul
                edilmektedir.  Profesör  ve  diğer  öğretim  elemanları  arasında  daima  bir
                zıddiyet bulunmaktadır.  Darülfünunun özerkliği, yalnız mevki  ve mekân
                ihtisaslarını  kaynaştıran olumsuz bir etken derecesine düşmüştür.
                    “Darülfünun  konusu,  esas  olarak,  Türkiye’nin  düşünüş,  manevi  ve
                hatta  sosyal  geleneği  ile  ilgilidir.  Darülfünun  konusu,  ona  uygun  düşen
                görüş açısından ele alınmalıdır. Bugünkü öğrencilerin,  1950-1970 yılları
                arasında  Türkiye’nin  muallimleri,  bakanları  olacaklarını  düşünerek  ça­
                lışmalarını öneririm.’’ (Malche, Albert)
                    Bu rapor üzerine hükümet, bir yasa ile. Darülfünunu kapatıp yeniden
                üniversite kurma kararı  aldı.  Hazırlanan  tasan,  31.5.1933 tarihinde 2252
                sayılı yasa ile kabul edildi.                   y
                    Yasanın ilk iki maddesi şöyle idi:


                    Birinci  Madde:  İstanbul  Darülfünunu, ona bağlı bütün  müs.sese, kadro
                ve teşkilâtı ile beraber, 31  Temmuz  1933 tarihinden itibaren kaldınimıştır.


                   İkinci  Madde:  Millî  Eğitim  Bakanlığı,  1  Ağustos  1933  tarihinden
               itibaren “İstanbul Üniversitesi’’ adıyla bir müesse.se kurmaya memurdur.
                   Bunun üzerine. Millî Eğitim Bakanı  Dr.Raşit Galip, kamuoyunu ay­
               dınlatmak için,  1  Ağustos  1933 günü şöyle konuştu:

               (69)  ülkü. Fethi, “Reşit Galip", Cumhuriyet Dönemi Eğitimcileri. Ankara.  1987, s. 243.
   253   254   255   256   257   258   259   260   261   262   263