Page 114 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 114

Gönlün aydınlanması, kendine gelmesi için Allah aşkıyla sarhoş
                        olması şarttır. Gönül, sarhoş olduktan sonra bir deniz olur, gözüne öyle
                        bir  sürme  çekilir  ki,  artık  doğrudan  nura  bakabilir.  Altı  yönün  dışına
                        çıkar,  dünyalara  sığmaz.  O  zaman  Allah  nurundan  nûrlanmış  bir  ışık
                        olur;  güneş  ve  ay,  onun  yanında  kupkuru  kalır,  işte  insanın  gönlü
                                                                                     1
                        öylesine  yüce,  öylesine  iki  dünyadan  da  üstün  ve  geniştir .  Đnsanın
                        Allah'a  doğru  gidişine  gerçek  yol  arkadaşı  gönüldür.  Çünkü  gönül
                        çabuktur,  hızlıdır;  hiç  gemiye  binmeden  Mısır'a  gider,  hiç  kervana
                        katılmadan  Mekke'ye  varır.  Oysa  beden  topaldır,  can  çeviktir;  bunlarla
                        Allah  katına  ulaşmak  mümkün  değildir.  Bu  nedenle  Tanrı  gizli  sırları
                                                                      2
                        bedende ve canda değil gönülde belirtmektedir . Gönlün gücü ve hızı o
                        kadar fazladır ki, şimşek gibi doğudan batıya bir çırpıda gitmekte, insan
                        uyurken şehirden şehire dolaşmakta, insan bir yerde otururken bile gizli
                                                               3
                        bir yoldan yüzlerce dünyayı gezmektedir .

                               Gönül gizli bir bahçedir, içinde birçok ağaçlar gizlidir. Gönül yüz
                        türlü  görünür  ama,  aslında  bir  tanedir,  O,  uçsuz-bucaksız  bir  denizdir,
                        orada  yaşayan  her  can  içinde  yüzlerce  dalga  şahlanır.  Gönül,  nedensiz
                        olan  Tanrı  varlığını  araştırırken  gelişe  gelişe  âşık  olmakta,  denize
                                    4
                        dönmektedir .

                               “Tanrı'nın  rahmet  denizine  girmekten  korkmayınız"  diyor
                        Mevlâna, insan, o rahmet denizine göre bir balık misâlidir; boğulmak ne
                        kelime!  Balıkların  deniz  dışında  az  bir  müddet  yaşadıkları  gibi,  o  da
                        rahmet denizinin dışında, şimdi ölmek için çırpınmakta ve eğer o denize
                        bir an önce ulaşmazsa çırpına çırpına da ölecektir, insan bu denizin, bu
                        havuzun  kenarında  dolaşıp  durmakta,  havuza  dalmadan  kendi  özünü
                        temizlemeye çalışmaktadır, işte insan gönlü, onun kendi içinde bulunan
                        bir temizlik havuzudur. Ana denize gizli bir yol ile bağlı olan bu havuzda
                        yıkanarak,  bu  havuza  dalarak  insan  kendi  kendini  temizleyebilir.  Ten
                        havuzunda çamurlara, pisliklere bulanan insan, ancak gönül havuzunun
                        suyuyla  temizlenip  arınabilir.  Öyleyse  insan  çamurla,  pisliklerle  dolu
                        beden  havuzuna  düşmekten  sakınmalı,  gönül  havuzunda  yaşamaya
                        alışmalı,  hattâ  oradaki  gizli  geçitten  geçerek  Allah'ın  rahmet  denizine
                                  5
                        ulaşmalıdır . Beden havuzu ile gönül havuzu birbirlerine o kadar yakındır
                        yakındır  ki,  Kur'ân'daki  "aralarında  bir  berzah  var;  birbirlerine
                                         6
                        karışmazlar" âyeti  sanki onları anlatıyor gibidir.

                               Mevlâna'nın  Büyük  Dîvan'ı  baştan  başa  gönül  denizinin
                        anlatılmasıdır. Ona göre gönül denizi öylesine bir denizdir ki, bir damlası
                        bile yüzlerce deniz meydana getirir.




                        1
                         Dîvan-ı Kebîr, cilt 2. s.16(145-156)
                        2
                         a.g.e. cilt 2.8.279(2255-2265)
                        3
                         Mesnevi. 6/4140-4144
                        4
                         Mevlâna'nın Rubaileri. s.240(1163), 241 (1169)
                          Dîvan (2). s.250(37. gazel)
                        5
                         Mesnevi. 2/1360-1374
                        6
                         "Đki denizi salmıştır, neredeyse karışacaklar, fakat aralarında bir berzah var;
                        birbirlerine karışmazlar." Kur'ân-ı Kerim. 55/19-20
   109   110   111   112   113   114   115   116   117   118   119