Page 95 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 95
Bizim aklımız parça-buçuk olduğu için, bilgisi ve düşünmesi de öyledir;
oysa zamanın ve mekânın tümü Allah katında, tüm akılda açıkça
1
bellidir .
Đnsan, gerçek anlamının ve varlığının bu gizliliğine karşı âciz
midir? Kesinlikle değildir. Evrende hem çevresini hem de kendi kendini
tahlil edip anlayabilecek belki de tek varlık insandır. Ama o bunun nasıl
yapılacağını bilmiyor. Bunun için insanın, önce benlikten geçmesi, kendi
iç yüzüne bakmayı öğrenmesi gerekir. Đnsanın dış yüzü basittir, şekildir,
renktir. Allah'ın "Bana dönün" demesindeki hikmet, insanın kendisine
dönmesidir; tenden ve nefisten geçip cana ulaşmasıdır; "benlik" ve
"bizlik" sevdasından vazgeçmesidir. Gerçek varlığa ulaşması için,
insanın kendi benliğinden geçip "yok olması" gerekmektedir, insanın iç
yüzüne dikkatlice bakıldığında, onun içinde engin bir insan denizi
2
görülür . Esas olan o denize ulaşmak ve insanı orada değerlendirmektir,
insanın hep dışarıda aradığı şey, aslında onun içindedir; ama o evrenin
3
içinde başı dönmüş bir vaziyette dolanıp durmaktadır . Đnsan, kendine
konmuş isme bağlı kalır, o isim çağrılınca, onu kendisi sanır; tâbi yanılır.
Kendinde olduğu zaman kendini görüp bulamaz; kendine ulaşması için
4
önce kendisinden geçmelidir .
"Bütünlük âleminde gizlenmiş hazine biziz.
Sonsuzluk mülkünün sahibi biziz. Su ve toprak
karanlıklarından geçtik. Hem Hızır hem de
5
Bengisu biziz."
Đnsanı böylesine değerli gören Mevlâna, onun değerini içindeki
hazine ile ölçmektedir. Allah, Âdem'i çok büyük olarak yaratmadı; ama
onun kafası ve gönlü genişti. Kendi ruhundaki birçok bilgiyi ona aktardı,
"adları öğretti". Allah, kendisine bir yer aradığında, yarattığı kocaman
âlemler içinde kendisine uygun bir yer bulamadı; inanan insanın gönlünü
genişletti ve oraya yerleşti. Emanetini bırakacak yer aradığında da onu
kabul edebilecek varlık bulamıyordu; her şey bu emanetin kendilerini
yakıp yok edeceğinden korkuyordu. Bu emaneti de insan kabul etti.
Đnsan, bu nedenle değerlidir. Yeryüzündeki, dış yapısı topraktan ve sudan
6
meydana gelen bu varlığın içinde evrenin en değerli hazinesi gizlidir .
Allah gizli bir hazine idi; bilinmek istedi ve bu evrenleri yarattı.
Bütün evrenlere en büyük parçadan en küçük zerrelere kadar kendi
gizliliklerinden parçalar koydu. Yer ve gök özelliklerinden karma olarak
insanı yarattı; toprağı bir padişah şekline soktu, insanı da gizli bir hazine
7
haline getirdi, kendi rahmet denizinden o testiyi de doldurdu . Ancak
perdeli olan her şey gibi, bu hazine de gözükmüyor. Perdeleri çekilmiş
1
Mevlâna'nın Mektupları, s.75
2
Mevlâna'nın Rubaileri. s.308(1484-1486)
3
a.g.e. s.332(1598)
Dîvan (2). s.287(3671)
4
Mevlâna'nın Rubaileri. s.15(64)
5
a.g.e. s. 195(956)
6
Mesnevi. 1/2659-2677
7
Mesnevi. 1/2872-2876

