Page 335 - İçtimai Mektep
P. 335

3 2 7
     münzevi  unsurlar  değildir.  Bütün  bu  unsurlar
     tek  ve  yekpare  olan  müşahhas  bir  hayatın
     manzaralarıdır.  Ne  yapmalı  ki  bu  inhilâl  olma­
     sın?  Tek  ve  canlı  olan  hayatın  meziyetlerini,
     kuvvetlerini  tek  ve  canlı  hayatı  olduğu  gibi  ya­
     şatarak  ver.melidir.  içtimai  Mektep’te  yapmak
     istediğim budur. içtimai Mektep’te Peztalozzi’nin
     uzviyet  hadsi,  Froebel’in  yaratıcı  insan  telâkki­
     si,  Montessori’nin  insani  bir  muhit  hadsi  hep
     vardır.  Fakat  bütün  bunlar  örgün  bir •  halde
     vardır.

               MÜTEADDİLER  KARŞISINDA
                     İÇTİMAİ  MEKTEP


         Pestalozzi’de  yaşama  hakkını  taşıyan  canlı
     sezgi nedir?  Tekâmülün  hareket  hayaline  hepsi
     mümkün  olmıyan  uzvi  telâkkisi  değil  mi?  Hal­
     buki  Pestalozzi  bu  uzviliği  «basitten  mürekke
     be,  yakından  uzağa»  diyerek  riyazi bir  intizam
     ve  tedriç  mefhumuna  hapsediyordu,  içtimai
     Mekteb’in yaptığı  şey  bu  «uzvi  tekâmül»  fikrini
     «yaratıcı  tekâmül»  fikrine  kadar  yürütüp  peda­
     gojiyi  en  yeni  bir  felsefe  olan  Bergson’culukla
     birleştirmektedir.  O zaman  Pestalozzi ananesine
     giren  bu  mantıki  düsturlar  yerine  birtakım
     yenilerini  koymak  lâzım  geliyor.  Ezcümle  «ba­
     sitten  mürekkebe»  düsturu  yerine  «yaşanması
     şimdilik  m. mkün  olan  mürekkepten  yaşanma­
     sı  daha  sonra mümkün olan  mürekkebe doğru»
     demek  lâzımdır.  «Yakından  uzağa  doğru»  düs
     turu  yerine  «şahsiyeti  şimdilik  alâkadar  eden
     mevzudan  şahsiyeti  daha  sonra  alâkadar  eden
     mevzua  doğru»  demek  lâzımdır.  Bu  suretle
   330   331   332   333   334   335   336   337   338   339   340