Page 112 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 112
84 TÜRKİYE’DE EĞİTİM BİLİMLERİ TARİHİ
olduğu bu zamanda hiçbir meslek, ona hizmet edenlere, öğretmenlik de
recesinde, şan, şeref ve yükselme vermeyecektir.’’^ )
“Hususi Hayat ve Meslekî Hayat’’ başlıklı bir konferansında da öğ
retmen adaylarına şu tavsiyede bulunmuştur:
“İnsan için özel hayat ile meslekî hayatı birbirine karıştırmamak ge
rektir; fakat, bunlara, paralel bir yön vermek, bunlar arasında bir uy
gunluk, bir uyum sağlamak da gereklidir. Denilebilir ki, hayatın özel ve
meslekî dönemleri arasında, bir müzik parçasını oluşturan şeyler ara-
sındakine benzer bir ilişki ve uygunluk bulunmalıdır. Nasıl ki, bir müzik
parçasını oluşturan ve birbirini izleyen şeyler - birbirinden farklı ol
makla birlikte - birbirine uygun olursa, hayatı oluşturan uğraşlar dizisi -
resmî uğraşlar ve evdeki özel uğraşlar - da böylece hem birbirinden fark
lı ve hem de birbirine uygun olmalıdır.’’C<)
Sâtı Bey, beş konferansını topladığı “Vatan için’’ adlı kitabında da
şu görüşleri ileri sürmüştür:
“Vatan sevgisi, muhakeme ve düşünme sonucu değildir ve ol
mamalıdır. Onun için, zihinsel muhakeme ve düşünceleri ‘insan Va
tanını sevmelidir’ gibi öğütlerin, vatan eğitimindeki payları pek azdır.
Böyle muhakeme ve öğütler, vatan sevgisini doğuramaz. Onlar, yalnızca,
başka nedenlerle oluşmuş olan vatan sevgisini aydınlatmaya ve kuv
vetlendirmeye yardım ederler. Bu, vatan eğitiminin en önemli kuralıdır.
Vatanseverlik telkin etmek için, öğütlerden, çok semere (verim) bek
lememeli; çocukların kalbine, annelerine karşı nasıl tedrici (yavaş
yavaş, ağır ağır) ve içgüdüsel bir sevgi doğunıyorsa, yurtlarına karşı da
öylece tedrici ve içgüdüsel bir sevgi uyandırmaya çalışmalıdır.’’('')
Bu konferans şöyle sona eriyor. \
“Vatanseverlik, özverinin, başkalarını sevmenin, fikre tapmanın
özel bir şeklidir. Onun için, insanı bayağılıktan kurtaran şeylere yö
nelten, özveriliğe alıştıran her şey, her iyi ve yüksek duygu, yurt
severliğe yol açar. Bu yolda ilerlemeyi kolaylaştırır, insan yurt
severliğe yaklaşır, insan eğilim ve yüksek duygularının tümü, bir
ağaca benzetilirse, denilebilir ki, yurtseverlik , bu ağacın en yüksek
dalları üzerinde yetişen yüce bir duygudur. Bu duyguyu geliştirmek
için, o ağacın kökleri ve gövdesi ile de meşgul olmalı; bütün ağacı
(7) san, M. Ümit ve A/irn. 1329/1913, s. 87.
(8) A.R.C., .s. 94.
(9) Sân, M. Vutun tgn, 1329/1913, s. 34.

