Page 111 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 111

II . MEŞRUTİYET IX^NEMİ                  83


          Sâtı  B ey’in  Diğer Pişerleri:
          Sâtı  Bey, ayrıca, birçok dergi ve gazetelerde de eğitimle ilgili yazılar
      yazmış  ve  tartışmalara  girmiştir.  Bakanlığa  sunduğu  “Lâyihalarım”
      ( 1326) 19 10 adlı kitap da eğitimle ilgilidir. Birçok konferans da vermiş ve
      bunlar dergilerde yayımlanmıştır.  Bazıları da kitap haline getirilmiştir.
          “Lâyihalarım”’ da öğretmen okullarının programları, maarif ıslahatı,
      müzeler,  Avupa’ya öğrenci gönderme, öğretmen yetiştirme üzerinde dur­
      muştur. “Vatan” adlı  kitabında da eğitim konularına değinmiştir.
          “Ümit ve Azim” kitabında “Irk ve Terbiye” konusunda şöyle diyor:
          “Her  kavmin,  tamamıyla  kalıtımsal  birer  eğilim  ve  mizacı  bu­
      lunduğu  kabul  edilse  bile,  bundan,  o  kavmin  tamamıyla  kalıtımsal  bir
      ahlâkı  olduğu yolunda bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.  Kavimlerin  me­
      ziyetleri, esasi  mizaçlarına göre değil, bunun aldığı şekillere göre belirir.
      Bu  şekiller  ise,  kavmin  toplumsal  dunmılarına,  eğitim  şekline  göre  ka­
      rarlaşıp  yerleşir.  Herhalde,  ahlâkî eğitimin  etki  sınırı  pek  geniş,  eğitim
      çalışmalarının  etki  ve  kapsamı  pek  büyük  demektir.  Bir  kavmin  doğal
      özellikleri,  her  ne  olürsa  olsun,  kavmin  toplumsal  durumunun  ve  genel
      eğitiminin değiştirilmesi  ve  ıslâh edilmesi  .sayesinde ahlâkta da derin bir
      değişiklik  ve  verimli  bir  ilerleme  .sağlanabilir.  Buna  kaani  olmak,  buna
      kuvvetle inanmak, özellikle bizim için çok gereklidir’^ )
          I9l0’da öğretmen  okulunda  verdiği  bir konferan.sta,  eğitimde  güdü­
      lenmenin  ve çevrenin  rolüne değinmiştir.  Ona göre,  çalışma,  çaba,  ger­
     çek  sevgisi,  araştırma  zevki  ve güdü, çevrenin  rolünü  tamamlamaktadır.
     Bunun için, okulda bunlara çok önem verilmelidir.
         “Meslek  Aşkı  ve  Fedakârlık"  başlıklı  bir  konferansında  şöyle  di­
     yordu:
         "Size,  tâ,  kalbimin  derinliklerinden  kopan  bir  .ses  ile  tavsiye  ede­
     ceğim.  Mesleğinizi  .sevininiz  ve  uğrunda  özveriye  azmediniz.  Yalnız
     maddi  makamlara,  maddi  ödüllere  bakmayınız.  '   iyice  biliniz  ki,
     mânevi  makamlar, en yük.sek  maddi  makamlardan  bile  kat  kat daha yük­
     sektir....  Ve  bugün  bu  halimizde,  böyle  mânevi  makpmhjr  itibariyle,  hiç
     hir  meslek,  öğretmenlik  mesleği  kadar  ürün  verici  değildir.  Artık,  her
     yük.selişin,  öğretmenler,  ancak  öğretmenler  .sayesinde  kabil  olabileceği
     ^>11 devirde, bu mesleğin hem en önemli ve hem de ihmal edilmiş bir meslek



     (6)  Silil, M., Ümit ve Azim,  1327/1911, s. 5
   106   107   108   109   110   111   112   113   114   115   116