Page 198 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 198

mu yalan mı olduğunu bilir. Onun için, insanın ağzını açıp söylememesi
                        veya susup söylememesi hiç bir şey fark etmez. Bir odun parçası bizim
                        gözümüzde  cansız,  hareketsizdir;  onun  yanında  ise  bir  tencere  gibi
                        kaynayıp  coşmaktadır.  Evler  gizli  gizli  naralar  atar,  kuş  gibi  öterler.
                        Varlıklar dünyasındaki her varlığın durumunu en küçük zerresine kadar
                                                                              1
                        bilen Allah'tır; zaten her şeye anlamları da o vermektedir .

                               Đnsanın da gizli sırları anlayabilmesi, görebilmesi için gönlündeki
                        ve düşüncesindeki şekilleri temizleyip atması gerekir.

                               Düşünce,  her  şeyi  yaratandır.  Đnsanlar  bazı  işleri  bazı  amaçlarla
                        yaparlar.  Hastaya  acı  ilaçları  içirmemiz,  hastalığı  gidermek  içindir.
                        Kadınla  erkeğin  birleşmesi,  çocuk  içindir;  meyve  bahçesi  yapmamız
                        meyve için. Ancak bazı işler yapılırken esasa ait olmayan bazı işler daha
                        yapılır.  Đnsanların  namaz  kılması,  oruç  tutması  çok  daha  başka  işler
                        içindir;  bunların  amaçları  hareketin  kendisi  değildir.  Esas  olan
                        düşüncelerin şekilleri ve buradaki niyetlerdir. Meselâ, bir evin meydana
                        gelmesini düşünürsek, bunun ilk önce bir mimarın kafasındaki düşünce
                        olduğunu  görürüz.  O  düşüncenin  gerçekleşmesi  için  birçok  âletler,
                        malzemeler ve çalışan insanlar gereklidir.

                                              “Her san'atın, her hünerin aslı, temeli, hayalden,
                                                                                   2
                                              arazdan, düşünceden başka nedir ki?"

                               Önce düşünce olarak gönülde şekillenen daha sonra işe dönüşür;
                        dünyanın  kuruluşu  ezelden  beri  böyledir.  Meyve,  önce  gönül
                        düşüncesindedir; daha sonra ağaç dikilir, yapraklar, çiçekler oluşur; ama
                        bunları oluşturan köklerin esas amacı, ağacı diken adamın da esas amacı
                        meyvedir.  Düşüncelerden  şekiller  doğar.  Bu  varlıklar  evreni  de,  "akl-ı
                                                                                 3
                        küll"ün bir düşüncesidir. Düşünce gizlidir, eserleri ortadadır .

                                              “Şekilleri  yokken  bir  şekle  büründüler;  yani
                                              düşünenler şekilleşti, bak da seyret.

                                              Gönül,  gözün  dehlizidir;  gönüle  ne  gelirse
                                                                                         4
                                              oradan göze gelir de bir şekle bürünüverir."

                               Düşünce  her  an  yeni  şekiller,  yeni  eserler  yaratır;  insanlar  da
                        şekillerin  anlamlarına,  onların  gerisindeki  düşüncelere  gitme  yerine
                        şekiller ve renkler içinde boğulup kalırlar. Göz, vücudun birçok kısmına
                        göre  çok  küçüktür,  ama  onların  hepsinden  daha  seçkindir.  Gönüldeki
                        düşüncenin bir zerresi de yüz binlerce dünyadan daha önemlidir. Binlerce
                        kişilik  ordunun  bir  padişahı  vardır,  onun  da  gizli  bir  düşüncesi.
                        Dünyadaki  milyarlarca  insanın  da  hareketlerinde  hünerlerinde,
                        san’atlarında, konuşmalarında, ağlamalarında düşünce vardır.


                        1
                         Mesnevi. 4/435-437; 3/479; 1/3157-3159
                          Dîvan-ı Kebîr, cilt 5. s.152(51. gazel)
                        2
                         Mesnevi. 2/970; 3/1450
                        3
                         Mesnevi. 2/971-991
                        4
                         Dîvan-ı Kebîr, cilt 2. s.407(3999-4000)
   193   194   195   196   197   198   199   200   201   202   203