Page 204 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 204
Sözün amacı, dünyada ve insanın gönlünde olup bitenleri
açıklamaktır. Dünya devamlı yokluktan varlığa geldiği ve varlıktan
yokluğa gittiği, insanın gönlü her an tazelendiği için; dil de bu
değişmelerden haber vermektedir. Bir şeyi bilmek, yavaş yavaş ondan
usanç meydana getirir. Đnsanın evrende, zamanın ve mekânın
derinliklerinde bilmediği şeyler olduğu için arayışı ve araştırması
durmadan sürmekte, dil de durmadan yeni ve taze şeyler söylemektedir.
Söz söylemenin bir başka amacı, kandırmak ve inandırmaktır.
Bazen bu hususlarda temel bilgisi olmayanlara herhangi bir şey
söylemek, beklenenin tam aksi sonuçlar doğurabilir. Bilgisizlere ve
1
ahmaklara verilecek en iyi cevap, susmaktır ve susmak, çoğu kez,
saatlerce konuşmaktan daha iyi, daha anlamlı, daha yararlı bir cevap
olabilir.
Dil, insanın elindeki en büyük kuvvetlerden, en iyi savunma ve
saldırı araçlarından biridir. Bu silâh kullanıldığında etkisini hemen
gösterir; telafisi ve geri alınması mümkün değildir.
“Dilden, ağızdan ansızın çıkan söz, bil ki yaydan
fırlamış bir oktur sanki.
Ay oğul, o ok, bir daha geri dönmez; suyu baştan
2
kesmek gerek."
Bu nedenle insanın dilini kullanmayı öğrenmesi, hayatta en
baştan öğreneceği en önemli şeylerden biridir. Dil, çok tehlikeli güçleri
aynı anda üzerinde bulunduran bir bilgi ve yetenektir. Đnsan
konuşmasıyla yükseldiği gibi, gene konuşmasıyla aşağıya düşer. Dil hem
kuru bir harman hem de ateştir. Ateş yanı iyi kontrol edilemezse, kendi
harmanını yakabilir. Dil, hem sonsuz bir hazine hem de dermanı
3
bulunmayan bir derttir . Bu bakımdan, iki ucu da son derece keskin olan
bu kılıcın kullanılması, kullanan kişi için hem çok yararlı hem de çok
tehlikelidir.
Evrendeki her şey, önce söz haline geldi ve sözden de varlıklar
meydana geldi. Güç de, güçsüzlük de; varlık da, yokluk da sözden
meydana gelmektedir.
“Çünkü söz gâh kilittir gâh anahtar; onunla gâh
aydınız gah karanlık.
1
Mesnevi. 4/3297
2
Mesnevi. 1/1667-1668.
Bir gazelde de, beden bir yay, soluk ve söz ise o yayın oku olarak gösterilmektedir.
Dîvan (2). s.229(2904
3
Mesnevi. 1/1709, 1711

