Page 309 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 309

Sağlam  bir  sevgi  ve  aşk,  tam  bilgiye  dayanır;  eksik  bilgi  zayıf
                        sevgiler, bilgisizlik ise nefret doğurur. Her şeyi meydana getiren, acıları
                        tatlılaştıran, ölüleri dirilten sevgi de bilgi sonucudur. Bu nedenle insanın
                        ana hedefi tam gerçeğe, tam bilgiye ulaşmaktır. Bilgideki ve akıllardaki
                        eksiklikleri tamamlamak da eğitimle mümkündür. Bir uzvu eksik olana
                        acınır, ama uzuvları tam olduğu halde aklını kullanamayan, bilgi sahibi
                        olmayan  akılsızlara  acınmaz.  Bedensel  kusuru  olana  birçok  konuda  bir
                        vebal  yüklenmemiştir;  ama  bilgi  ve  düşünme  noksanları  olanlar  vebal
                                 1
                        altındadır .

                               Đnsanı  doğru  yola  götürecek  olan  akıl  ve  bilgidir.  Gittiği  yolun
                        kötü  olduğunu,  yaptığı  şeylerin  mutlak  yanlış  olduğunu  bilen  bir  kişi,
                        bunları yapamaz. Hz. Muhammed de Allah'a yalvarırken “Kavmimi Sen
                        doğru yola götür; çünkü onlar gerçekten de bilmiyorlar”, demiştir. Akıllı
                        ve bilgili olanların düşmanlığı bile yararlıdır, ahmak ve bilgisiz olanın da
                        dostluğu  bile  zararlıdır,  zahmettir,  sapıklıktır.  Yücelik  görünüşlerde,
                        bulunulan yerde değildir; yücelik akılda ve candadır. Her sebep, meydana
                        getirdiği  eserden  üstündür;  meselâ,  çakmak  taşıyla  demir  kıvılcımdan
                        üstündür.  Çünkü  kıvılcım  çıkarmak  için  önce  çakmak  taşıyla  demir
                        gereklidir.  Ancak  bu  ikisinin  de,  kıvılcım  meydana  getirmeyince  bir
                        değerleri  yoktur.  Onların  bilgi  ve  hünerleri  kıvılcım  meydana
                        getirmededir  ve  -eğer  başka  bir  şey  yapamıyorlarsa-  değeri  de  bu
                        kadardır. Ağacın da aklı, becerisi meyvedir…

                               Bilgiler  ve  hünerler  asıldır  ama  bunlar  da  tek  başlarına  yeterli
                        değildir. Kafadan kafaya, dilden dile dolaşan bilgi ve hünerler, belli bir
                        olgunlukta değer kazanırlar. Eğer olgunluktan yoksun ise, bilgi, hüner ve
                        beceriler  insanın  başına  tezce  dert  açarlar.  Đnsanın  düşüncesi,  Tanrı
                        düşüncesi  ile  birleşip  kaynaştığında  can  bulur,  yoksa  ölü  bir  bedene
                        benzer.  Eğer  Tanrı  düşüncesinden,  olgunluktan  uzak  ise,  insandaki
                        düşünce  kaynağı  devamlı  çer-çöp  üreten  bir  merkeze  döner.  Kaynağı
                        temizlemek,  hayallerden,  nefsin  bizi  yanlışa  sevk  edecek  isteklerinden
                        kurtulmak gerek.

                               Ateş Đbrahim'e bir zarar verememiştir; çünkü Đbrahim'in canı delil
                        peşinde  koşmayı  bırakmış,  Tanrı’yı  kılavuz  bellemiştir.  Gerçeğe
                        ulaşıncaya  kadar  insanın  kılavuza  ihtiyacı  vardır.  Kılavuz  olmanın,  yol
                        göstermenin de belli bir yolu vardır. Baba, çocuğuna bir şeyler öğretmek
                        için  onun  dilince  konuşur,  onun  hareketlerince  davranır.  Tanrı  da
                        insanları  eğitirken,  onlara  yol  gösterirken,  babanın  çocuklarına
                                               2
                        davrandığı gibi davranır .

                               Đnsan günlük hayatında inanç ve akıl güçlerine dayanarak hareket
                        eder. Bunların her ikisinin içinde de sabırlı davranmak, geniş düşünmek,
                        bilen  kişilere  danışmak  anlamları  gizlidir.  Çünkü  akıl,  bilgi  ve  inanç
                                                          3
                        insanların  içinde  bir  ışık  gibidir .  Đnsan  kendi  içindeki  bir  ışıkla

                        1
                         Mesnevi. 2/1538-1544.
                        2
                         Mesnevi. 2/3319-3322.
                        3
                         Dîvan(1). s. 108(185).
   304   305   306   307   308   309   310   311   312   313   314