Page 77 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 77

tatlar  alanında  olduğu  gibi  manevî  alanında  da  geçerlidir.  Tatların
                        çekiciliğine,  acıların  iticiliğine  aldanmamak;  her  şeyde  işin  önünü  ve
                                                                1
                        sonunu,  uzağı  görmek,  anlamak  gerekir .  Tabiattaki  her  şeyde  olduğu
                        gibi, insan bedeninde de acı ve tatlı, sevgi ve nefret birbirine karışmıştır.

                                              "Sevgi,  acıları  tatlılaştırır;  çünkü  sevgilerin
                                              temeli insanı doğru yola götürmektedir.

                                              Kahırsa  tatlıyı  acılığa  çeker,  götürür;  acı,
                                              nereden tatlıyla bir arada bulunacak?

                                              Fakat acıyla tatlı bu görüşle belirmez; onları işin
                                              sonundaki pencereden görmeyi bilenler görürler.

                                              Sonu gören göz, gerçeği görür; önceyi gören göz
                                              ise aldanır, yanlış görür.

                                              Nice tatlı şeyler vardır ki, şekere benzer; fakat o
                                                                          2
                                              şekerin içinde zehir gizlidir."

                               Tat  alma,  bir  bilgidir;  aynı  görmediğimiz,  duymadığımız  şeyler
                        bizce  bilinmediği  gibi  tadı  alınmamış  şeyler  de  bilinmez.  Bir  şeyi
                                                                           3
                        içmeyen, içilen o şeyin lezzetini bilemez, anlayamaz . Đnsanın ihtiyaçları
                        ve bilgisi, ona, tatları değerlendirme gücü verir. “Tat, açlıktandır, yani
                        yemekten  değil;  açlıkta  arpa  ekmeği  bile  şekerden  tatlıdır"  diyen
                                4
                        Mevlâna ,  insanların  hayattaki  çeşitli  nimetlerden  tat  alabilmeleri  için
                        oruç  tutmak,  bedeni  perhize  sokmak  gerektiğini  belirtiyor;  açlığın  hem
                        maddî hem de manevî sayısız tatları olduğunu söylüyor.

                               Mesnevi'de geçen bir hikâye, tat konusunda insanların nasıl farklı
                                                                 5
                        yaklaşımlar  içinde  bulunduğunu  anlatıyor .  Kil  yemeyi  huy  edinen  bir
                        kişi  aktara  şeker  almaya  gitmiş.  Aktarın  terazisindeki  dirhemler  taştan
                        değil kilden imiş. Aktar, kendisi için bunun bir mahzuru olup olmadığını
                        sormuş,  olmadığını  öğrenince  uzakta  bir  yerde  büyük  külçeden  şeker
                        kırmaya  başlamış.  Bu  iş  biraz  uzun  sürünce  kil  yeme  alışkanlığı  olan
                        adam,  ölçü  aracı  olarak  kullanılan  kilden  küçük  parçalar  kopararak
                        yemeye  başlamış.  Bunu  fark  eden  aktar,  şeker  kırma  işini  daha  da
                        yavaşlatmış; çünkü kil ne kadar yenirse şeker o kadar az tartılacak. Kil
                        yiyen adam da alacağı şekerin, yiyeceği kil oranında azalacağını aklına
                        getirmiyormuş. Mevlâna buradan hareketle, dünyada kendileri için tatlı
                        sanarak  çeşitli  şeyler  peşinde  koşanların  gerçekte  esas  alacakları  tatlıyı
                        azaltacaklarını,  bedenin  ihtiyaçlarını  karşılayan  duyu  organlarının  esas
                        gerçeği algılayamadıklarını belirtmektedir.




                        1
                         Mesnevi. 1/2590-2610:2/1510-1531; 1/449-455
                        2
                         Mesnevi. 1/2591-2595
                        3
                         Mesnevi. 3/2944
                        4
                         Mesnevi. 6/4307
                        5
                         Mesnevi. 4/625-644
   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82