Page 73 - Mevlana'nın Eğitim Görüşleri
P. 73
görünüşünü değiştirir. Bu bakımdan gözün "görme" hususunda iyi
1
eğitilmesi gerekmektedir .
Đnsanın gözü ikidir ama, şaşılığın dışında o bir tek şekil
görmektedir. Üç boyutlu görüşü de sağlayan bu husus, gözün ışığının bir
olmasındandır; iki gözün ışığı da birdir. Esasen ışık birdir; yüz çeşit ayrı
mum yakılır, başka ışık kaynakları getirilir; kaynaklar farklı bile olsa
2
oradan çıkan ışık birdir . Tıpkı binlerce elmadan çıkan elma suyunun bir
olduğu gibi. Đnsan gözüne görüşü sağlayan ışık da birdir. Şekle bağlı
kaldıkça, anlam bakımından aynı olan bir çok şey, yüzlerce çeşit
gözükür.
Bütün duyu organlarının algılamaları ve bu arada gözün de
görüşü, Allah ışığı sayesinde olmaktadır. Allah'ın ışığı insanlara gönül
ışığı, akıl ışığı olarak gelmekte, buradaki ışıklar da duyu organlarına
yansımaktadır. Aslında bir yağ ve et parçası olan gözlere eğer Allah ışığı
yansımıyorsa, o gözün hiç bir kusuru olmamasına rağmen göremez;
3
görse bile anlamına ulaşamaz . Bu, Allah'ın gönüllere ve duyu
organlarına dağıttığı ışık, görülemez. Bir şeyin görülebilmesi için Allah
ışığına ihtiyaç vardır ve her şey, bu ışık vasıtasıyla ve zıtları ile görülür,
anlaşılır. Đnsanın duyu organları bir şeyi ancak zıddı ile bilir ve tanır;
aydınlığı karanlıkla, iyiliği kötülükle, üzüntüyü neş'e ile, rahatlığı
rahatsızlıkla v.s.. Bir şeyin belirebilmesi için, ona uygun olmayan bir
mekân veya zaman zemininde ve ondan farklı şeylerin olması gerekir.
Beyaz bir zeminde, aynı beyazlıkta bir madde görünmez, görünebilmesi
için farklı tonda bir beyaz veya başka renk olması gerekir. Böylece
belirsiz algılamalara ulaşılır; bir şey hakkında net bilgiye ulaşabilmek
için de tam zıddını bilmek gerekir. Evrendeki her şey Allah ışığı ile
görülür ve bilinir; Allah ışığının ise zıddı olmadığı için görülemez.
Gündüz her şeyi ışık vasıtasıyla gördüğümüz halde, ışığı göremeyiz,
insanların Allah'ı görememelerinin nedeni, O'nun zıddı veya başka
cinsleri olmamasındandır: O tektir, başka şekli ve eşi yoktur; görünmez
ama bilinir, tıpkı sıcaklık gibi, ışık gibi, hava gibi, düşünce gibi...
"Gözler onu göremez, o gözleri görür; O'dur
4
lûtfu bol ve her şeyden haberdar olan.”
Gözün görüşleri, gönlün dileğine göredir. Đnsan dediğimiz canlıyı,
âdeta, içindeki gizli el yönetir.
"Gönül dilerse göz, zehiri yılan görür; gönül
dilerse gördüğü her şeyden ibret de alır.
Gönül dilerse göz, görülecek şeylere bakar;
gönül dilerse örtülü şeylere akar.
1
Mesnevi. 1/451-453, 1334-1336, 1151-1153
2
Mesnevi. 1/680-687
3
Mesnevi. 1/1131-1140; 2/2310-2311
Dîvan (2). s.94(1162)
4
Kur'ân-ı Kerim. 6/103

