Page 194 - İçtimai Mektep
P. 194
1 8 6
iş, bir faaliyet yalnız mevzuları itibariyle cemi
yete, içtimai faaliyete, iktisadi devirlere ait
olup da faaliyetin tarzı itibariyle içtimai ve züm-
revi bir manzara göstermiyorsa ona içtimai
demek yanlış anlayışa sebep olur. [*]
Diğer bir misal Motessori’dir. O zengin ter
biye felsefesinden tatbikata geçtiği zaman, kâ
ğıtlardan, mukavvalardan ve tahtalardan bütün
bir gramer vücuda getirir. Çocuklarının göz
lerini bağlar, kumaş parçalarını muayene etti
rir, yahut tek ayak üzerinde durdurur ve ya
hut bir iki dakika susmaya müracaat eder.
Acaba niçin? Bu münzevi ve mücerret müma-
reselerinin gerçek olan mahiyet ve kıymeti ne
dir? Aynı zat meselâ bahçıvanlık gibi en haki-
katçi, en yaratıcı bir faaliyete çocukları sevk
ettiği zaman faaliyeti yalnız adali yahut bedii
manzarası ile anlar. Fakat asıl iktisadi manza
rasını unutur. Çocuk yalnız işlemek için işler
ve güzel yapmak için yapar, fakat ne istifade
hâsıl olduğunu, hattâ ne ziyana girdiğini bil
mez. Acaba bunun hikmeti nedir?.. Montessori
ile bu münferit ve mücerret idmanların her
hangi bir teşekkül olduğunu kabul edelim; fa
kat bir faaliyetin her zaman bir intibak, bir
terbiye olduğunu kabul etmek için sebep yok
tur. Ufak büyük çocuk tarlalarının bedii bir
hassasiyet temin edeceğini ve adali kuvvetleri
tenmiye edeceğini kabul edelim. Fakat çocukta
ziraat terbiyesi dediğimiz zirai şahsiyetin teşek
külü ile alâkası var mıdır? Yoktur, çünkü zirai
faaliyet her şeyden ziyade iktisadi bir faali-
(*1 Ismayıl Hakkı, Hususi tedris usulleri, İs. A. Halit
Kütüphanesi, 1930.

