Page 401 - Türkiye'de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerinde Bir Araştırma
P. 401

373
                            CUMHURİYET I^İNEMİ

     Lisesinde  öğretmenlik  yaptı.  1961’de  Ders  Aletleri  Yapım  Merkezini
     kurdu.  Okullara ders  araçları  geliştirmiştir.  Daha  sonraları  Yaygın  Eği­
     lim  Kunımu  (Yay-Kur)  Açık  Yükseköğretim  Daire  Başkanlığında  gö­
     revlendirilmiş  ve  daha  sonra  Gazi  Eğitim  Enstitüsü  “Meslek  Dersleri“
     öğretmenliğinde  bulunmuştur.  Ankara  Televizyonunda  Fizik  deneyleri
     programları yürütmüştür. “Eğitim Teknolojisi” ve başka meslekî eserleri
     vardır.  Ders  Araçları  Yapım  Merkezi’nde  çalışırken  ilkokullar  için  fen
     dolapları  geliştirdi.  Bunlar, belli  başlı  ilkokullara gönderildi.  Lise ve or­
     taokullar iç'in de bazı araçlar geliştirdi.


         ÖĞRETİCİ  FİLMLER  MERKEZİNİN  KURULMASI
         Bu arada  I950’li yıllarda Ankara’da bir “Öğretici  Filimler Merkezi”
     de açıldı.  Bu merkez, öğretimde kullanılacak filmleri çoğaltmak  ve illere
     göndermek ile görevlendirildi.
         Gerçekte  “ders  araçları”  kavramı,  .söz  konusu  araçlardan  daha  ge­
     niştir.  Çeşitli  gruplara  ayrılır.  Bunlardan  birincisi,  kültür  bakımından
     değer  taşıyanlardır  ki,  çocuğun  yakın  çevresinde  bulunurlar.  Her  türlü
     hitki,  maden  ve eserlerdir.  İkincisi de derslerde kullanılmak  üzere yapay
     olarak  hazırlanan  araçlardır.  Bunlar,  nesnelerin  kendileri  ya  da  mo­
     delleridir:  İç  organların  yapımı gibi.  Bir üçüncü  grup da,  ders esnasında
     kullanılan  özel  yapılmış  araçlardı:  Mandolin,  nota,  suluboya,  fırça,  at-
     luma kasası  vb.  Bunların  hepsi  yerinde  ve zamanında kullanıldıklarında,
     öğrenmenin  kolay  olmasını  sağladıkları  gibi,  öğrenilen  şeylerin  ka-
     lıcıl iğim da artırır.
         İş okulu taraftarlarının, bazıları araç ve gerecin aleyhindediıier. On-
     lura göre, çocuğu  iş  ve etkinliğe  yöneltmeyen  bir araç  ve gerecin  değeri
     yoktur.  Ders  araç  ve  gereci,  çocuğa  yaparak  ve  yaşayarak  bir  şeyi  öğ­
     retmeye  yardım  etmelidir.  Bu  eğitimciler,  her  öğrencinin  ayrı  ayrı  bu
     uraç  ve  gereçlerle  bir  şey  yapmasını  islerler.  Bu  bakımdan,  sınıfta  bir
     fune  bulunan  ve  herkesin  görmesini  sağlayan  bir  araç  ve  gerecin  eğitim
     öeğeri  olamaz.  En  iyisi, bu araç ve gereçlerin de öğretmen  ve öğrenci  iş­
     birliği  ile  yapılmasıdır.  Bu  suretle,  yapılamayan  araç  ve  gereçler,  satın
     ^bnmak suretiyle okula sağlanmalıdır.


        DERS  ARAÇLARINDAN  EĞİTİM  TEKNOLO.IİSİNE  GEÇİŞ
         Daha  sonraki  yıllarda “Ders  Araçları” adı  yeterli  olmamaya başladı
     ''e  “Eğilim  Teknolojisi”  adıyla yeni  bir kimliğe  girdi.  Bütün  Eğitim  Fa­
   396   397   398   399   400   401   402   403   404   405   406