Page 145 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitimi Kuruluşlar ve Tarihçeler
P. 145
1 2 *
2 9 teşrinievvel 1339 (1923) tarihli ve (364) sayılı kanunla
ilânından bir müddet sonra T. B. M. M. ince özdeş tarihte
kabul olunan üç önemli inkilâp kanunundan biridir, öteki
iki kanun da «Seriye ve Evkaf ve Erkânı Harbiyei Umumi
ye Vekâletlerinin ilgasına» dair olan 3 mart 1 3 4 0 (1924)
tarihli ve (429) sayılı kanunla «Hilâfetin ilgasına ve Hane
danı Osmaninin Türkiye Cumhuriyeti memaliki haricine
çıkarılmasına» dair olan 3 mart 1340 (1924) tarihli ve (431)
sayılı kanundur.
İcra Vekilleri Heyeti adına B. M. M. nde okunan ilk
programın (9 mayıs (1920) Maarif işlerine tealluk eden fık
rasından birinci bölümde bahsetmiştik: Bu fıkrada bir «gaye»
olarak tasarlanan ve ileriye sürülen temel düşünceler ara
sında “Tevhidi Tedrisat« konusuna doğrudan doğruya do
kunulduğu görülmüyor. Ancak özdeş proğramın «Hakimi
yeti Milliye« gazetesinde çıkan (13 mayıs 1336 (1920) No.
29) suretinde sözü geçen fıkranın içinde bir fark göze çarp
maktadır. Şöyleki: B. M. M. Zabıt Ceridesinden alarak bi
rinci bölümdeki yerine geçirdiğimiz metinde u... tedrisatı
resmiyyeyi bütün mekteplerimizi en İlmî, en asrı olan bu
esasat ile kavaidi sıhhiye dairesinde yeniden tanzim ve
programlarını ıslâh e t m e k . . . , denildiği halde bu parça,
«Hakimiyeti Milliye» deki surette “ ...tedrisatı resmiyeyi
bütün vatanda yeknasak kılm ak ve im kân hasıl olduğu anda bütün
mekteplerimizi en İlmî, en asrî olan bu esasat ile kavaidi
sıhhiye dairesinde yeniden tanzim ve programları ıslâh et
mek,...« şeklini almış bulunuyor. Resmî metnin temel tutul
ması gerekli olmakla beraber, «Hakimiyeti milliye»deki su
rette «bütün vatanda yeknasak kılmak ve imkân hasıl ol
duğu anda» ifadesinin, ibarenin içine bir sehvi andırmıya-
cak şekilde iyice yerleşmiş olması dikkati çekmektedir. Bu
farkın önemi, şüphesiz, “...bütün vatanda yeknasak kılmak...,
sözünün “Tevhidi tedrisat« fikrini de içine almış olması ih
timalinden doğmaktadır.
Mustafa Kemal Paşa birinci bölümde andığımız Maarif
Kongresinde, 15 temmuz 1921 cuma günü söyledikleri nu
tukta şöyle demişlerdi:
"Şimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin,
milletimizin tarihi tedennıyatında en mühim bir âmil oldu-

