Page 12 - Dünya Eğitimine Yön Verenler - II
P. 12

zekâ testi geliştirdi ve standart hâle getirdiler. Teorik sorunları çözmek için
               bu uygulamalı çalışmalardan veri kullanmak mümkün oldu. Örneğin, o ve
               Ekman test güvenilirliği, ölçekleme ve geçerlilik ile ilgili çalışmalar başlattılar.
                  Husén şaşırtıcı bir miktarda yazmaya devam etti. 1948 yılında yetenek ile
               sosyal köken, meslek, eğitim süresi ve okul başarısı arasındaki ilişkiler üze-
               rine bir rapor kitabı yayınladı. 1950 yılında ise 10 ve 20 yaşlarındaki yetenek
               testi puanlarıyla uzun vadeli Malmö çalışmasından elde edilen veriler arala-
               rındaki ilişkileri raporlaştıran ve on yıllık bir süre içinde yetenekteki değişik-
               liklere okullaşmanın etkisini açıklamaya çalışan diğer bir kitap vardı.

                  Bu kitapların ikisi de seçmeli bir eğitim sistemi altında, toplumda var olan
               çoğu yeteneğin geliştirilmediği kavramını gündeme getirdi. Eğitim sistem-
               lerinde demokratikleşme sürecinin başlamasıyla, toplumun ve bireyin ortak
               iyiliği  için  bu  uyuyan  “yetenek  rezervini”  aday  göstermek  ve  kullanmak
               mümkün oldu mu? Önemli sorulardan biri de daha çok akademik veya pra-
               tik becerilere eğilim taşıyan insanları (veya daha sıradan terimlerle “pratik
               koyunlardan” “akademik keçileri” ayırmak mümkün olsaydı) tespit etmenin
               mümkün olup olmadığıdır. Eğer öyleyse yaklaşık kaç yaşında bu teşhisi koy-
               mak mümkün olacaktır?
                  Husén ve meslektaşlarının yaptığı çalışmaların hiçbiri yeteneklerin göre-
               celi olarak bağımsız iki türü olduğu ya da 10, 11 veya 12 yaş civarında teşhis
               edilebileceği gibi yaygın yanlış anlamaları doğrulamamaktadır. Diğer çalış-
               malarda Husén, “becerikli” öğrencilerden “kitap kurdu” öğrencilerin fark-
               lılaşmasının toplumsal sonuçlarını inceledi. Bu farklılaşmanın daha erken
               vuku bulmasının nedeni olarak daha fazla sosyal ön yargı (eğitimin yüksek
               düzeylerde temsil edildiği yüksek sosyal sınıfta olmak) ve daha az fırsat eşit-
               liğinin olması gösterilebilir. Bu bulgular, İsveç ve diğer ülkelerdeki politika
               belirleme çalışmalarında etkili oldu. Bu sonuçlar Torsten Husén’de hayatının
               daha sonraki bir döneminde yeniden ele alacağı bir konu olan araştırma ve
               politika yapma arasındaki etkileşime ilgi uyandırdı.
                  Bu çalışmaların sonuçları, Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütünün
               (OECD) 1961 yılında “Yetenek ve Eğitim Fırsatı” ile ilgili bir konferans orga-
               nize etmesi için teşvik edici oldu. Bu şekilde düşünmenin etkisi, kendilerinin
               seçtiği prosedürleri sorgulamak için çoğu eğitim sistemini harekete geçirdi.
               Bu hareketin demokratikleşme yönündeki siyasi eğilim ile birleşmesi, birçok
               Avrupa ülkesindeki çok amaçlı okul sistemlerinin acımasızca eleştirilmesinde
               belirleyici bir güç oldu.


 422 • DÜNYA EĞİTİMİNE YÖN VERENLER                      DÜNYA EĞİTİMİNE YÖN VERENLER • 423
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17